Mobilemenu
Profile

İyi Ağrı Kötü Ağrıya Karşı

Acıyı Ayırt Etmek

Bacaklardaki ve akciğerlerdeki acı ve yanmalar bedenimizin bize kendimizi ne kadar zorladığımıza dair bir geri bildirimidir. Bu tür acıları sürüş deneyiminize göre rahatlıkla ayırt edebilir hale gelirsiniz. Bir yerden sonra bu ağrı ve acıların farkına varır, ama umursamazsınız! Dikkat etmeniz gerekense vücudunuzun zarar gördüğüne dair bir uyarı olarak yolladığı acılardır. Bunları umursamazsanız o zaman kendinize zarar verirsiniz. İki acıyı ayırt etmek başta zor olabilir. Vücudunuzu dinlemeyi öğrenmelisiniz. Antrenman sonrası acı ve ağrılar, kısa bir süre yok olur. Sabit, azalmayan ve yok olmayan yeni bir ağrınız varsa hemen bir spor doktorunun kapısını çalın.

Sakatlık Acısını Tanıyın

Tip 2, yani sakatlık haberci ağrı/acıyı tarif etmenin birçok yolu vardır. Bu sıkıntıyı çekenler keskin bir ağrıdan bahsederler, bir yanmadan dem vururlar, bitmeyen, gidip gelen bir acıyı tarif etmeye çalışlar. Bunların hepsi, sakatlığa göre doğru olabilir. Fizyoterapistler, sporcunun sakatlığını doğru tarif edebilmesinin tedavi için son derece önemli olduğunu söylüyor. Örneğin, sıkı bir ağrı yumuşak doku ağrısını işaret eder. Çekilen bir bacak, sinirlerde sıkıntı olduğunu söylemeye çalışıyordur.

Acı Karşısında İlk Yapılması Gerekenler

Sakatlık geçirildiğinde ilk 48 saat çok önemlidir. İlk iş buna sebep olan eylemi durdurmak. İlk 48 saatte vücuda yerleşmeye başlayan bir enflamatuar evre vardır. Doktora gitmeli, ağrıyı tarif etmeli, antrenman alışkanlıklarınız ve yöntemlerinizle ilgili her detayı ona anlatmalısınız. Ne kadar zamandır antrenman yapıyorsunuz? Acı ne zaman gelmeye başlıyor? Acıyı hissettiğinizde nasıl hareket ediyorsunuz? Doktorunuz bunları öğrenirse doğru teşhise daha rahat ulaşır ve tedaviye başlayabilir. Bisikletçiler, bisikletlerinden uzak kalmak istemezler. Bu yüzden ağrılı bir şekilde pedal çevirmek yerine, bir an önce tedaviye başlayıp bisikletten uzak kalacağınız süreyi daha kısa tutabileceğinizi unutmayın.

Antrenmanlar Ne Zaman Durdurulmalı?

Buna doktorunuz veya fizyoterapistiniz karar verebilir. Tabii ki bir kontrolden geçene kadar sürüşleri durdurmalısınız ama her sakatlık da pedal çeviremeyeceğiniz ve mutlaka dinlenmeniz gerektiği anlamına gelmez. Kimi zaman devam etmenin olumlu ya da olumsuz taraflarını tartıp ona göre karar verebilirsiniz. Önemli olan sakatlığın performansa olumsuz ne kadar etkisi olduğudur. Uzun bir süredir hazırladığınız büyük bir etkinlik öncesinde sakatlandıysanız durumunuza göre yine de bu olaya katılmaya karar verebilirsiniz. Sıradan bir antrenman için bu riske girmeye değmez. Fizyoterapistinizin bu yöndeki tavsiyelerine uymalısınız.

Kendinizi Sakatlamamak İçin Yapmanız Gerekenler

Sürüş sırasında kendinizi zorlamazsanız, antrenmanın hakkını vermediğinizi düşünebilirsiniz. Sonraki saatlerde fiziksel hiçbir sıkıntı çekmiyorsanız bu vücudunuzun antrenman yoğunluğuna alışmış olduğundan da olabilir, hiç zorlanmadığından da. Antrenman yoğunluğunuzu ölçmek elinizde. Bunun için powermetre kullanıp nabız değerlerinizi gözeterek sürüş yapabilir, ürettiğiniz watt’ı kontrol edebilirsiniz. En başta nasıl bir antrenman yapmanız gerektiğini belirleyerek yola çıkmalısınız. Yokuş mu tırmanacaksınız, sprint mi basacaksınız, interval çalışması mı yapacaksınız? Bunu planlayıp bu program dahilinde limitlerinizi zorlarsanız antrenman ağrılarını uygun miktarda çeker ve kendinizi sakatlamazsınız!