Mobilemenu
Profile

Kumsalda Bir Şişede Bulunan 132 Yıllık Mesajın Hikayesi

Yakın zamanda gazete sayfalarına düşen bir haber epey heyecan yarattı. Avustralya’daki bir plajda bulunan tam 132 yıllık bir şişe ve içinden çıkan bir mektuptu tüm bu heyecana neden olan.

Batı Avustralya’nın 200 kilometre kuzeyinde yer alan Wedge Adası sahillerine vuran şişenin bir Alman gemisinden suya bırakıldığının anlaşılması ise merakı daha da artırdı. Daha sonra yapılan tespitle bu şişenin Hint Okyanusu’na bırakıldığı ve tam 132 yıl boyunca bol bol gezerek en sonunda Avustralya’nın batısına ulaştığı anlaşıldı. Şişe bu özelliği ile bir rekora da ima attı çünkü şimdiye kadar bir denizde bulunan en eski şişe rekoru 108 yıl ile Danimarka’da bulunan bir şişeye aitti.

Şişeyi bulan kadın ise şu an haberin kendisi kadar ünlü: Tonya Illman. Eşiyle birlikte kumsalda gezerken şişeyi bulan Tonya, “hımm enteresan bir şeye benziyor bu” diyerek 132 yıldır seyrüseferde olan şişeyi alıp evine götürmüş. Daha sonra içinde bir kağıt parçası olduğunu da fark edince biraz kuruması için beklemiş. Kuruduktan sonra “kütüphanemde güzel durur” diyerek mektubu ve şişeyi yerleştirmiş ama daha sonra mektupta oldukça solmuş Almanca bir metin olduğunu fark edince polisin yolunu tutmuş.

Polisler şişeyi ve mektubu hiç bekletmeden Batı Avustralya Müzesi’ne inceleme için götürmüş ve gerçekler de bu noktadan itibaren yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamış. Yapılan araştırmada 12 Haziran 1886’da Alman yelkenli gemsi Paula’dan Hint Okyanusu’na bırakıldığı ortaya çıkan şişe aslında o tarihlerde denize bırakılan binlercesinden biriymiş.

Özellikle 1864 ile 1933 yılları arasında dünya okyanuslarında birçok araştırma yapan Alman Deniz Gözlemevi sıklıkla deneyler yapmak için denize şişeler bırakıyordu. Ekiplerin en sık ziyaret ettiği yerlerin başında ise Hint Okyanusu geliyordu. O tarihlerde içinde geminin ismi, kaptanı, tarihi, seyrüsefer rotası ve bağlı liman gibi bilgilerin bulunduğu formun konulduğu binlerce şişe okyanuslara bırakılmış daha sonra ise bir şekilde bulunan şişelerin Alman konsolosluğuna ulaştırılması istenmişti. Bugüne kadar 670 adet Alman Deniz Gözlemevi’ne ait şişe bulunmuştu ama hiçbirinin tarihi bu kadar eski değildi.

Batı Avustralya Müzesi’nde bir deniz arkeologu olan ve şişeyi araştırmaya başlayan ilk isim olan Dr. Ross Anderson, “Olağanüstü buluntular en başta bir heyecana yol açar ve kısa sürede kanıtlanmaları gerekir. Biz de bu yüzden Almanya ve Hollanda’daki meslektaşlarımızla iletişime geçtik ve yaptığımız ortak araştırma sonucunda tüm gerçeklere ulaştık.” diyerek hem heyecanını hem de durumu özetliyor.

Şişenin atılmasının ana sebebi ise denizde güzergâh belirlemek, küresel akıntıları hesaplamak ve rota çizmekti. Ama bugün gelişen teknoloji sayesinde bunların hiçbirine ihtiyaç kalmaması bu deneyleri de sonlandırmış ve bu şişeler de önemini yitirmişti. Peki, nasıl oldu da 132 yıldır denizlerde gezen bir şişe bir anda karaya vurmuştu? Bütün oklar yakın zamanda bölgeyi sıklıkla ziyaret eden fırtınaları gösteriyor.

Bugün Almanya bu şişe ve mektuplar üstünde eskisi kadar hak iddia etmiyor. O yüzden bu dünyanın suda gezen en eski şişesi ve içindeki mektup şu an Avustralya devletine ait ve yakın zamanda da bir müzede sergilenecek.