Mobilemenu
Profile

Macera Garantili Tren Yolculukları

Bu yola tren sığar mı?

Tramvaylara hepimiz aşinayız. Kent içindeki bu ufak trenler genelde geniş yolların ortasında kendi istikametinde ilerler. Ama Hanoi’deki raylar ne kent içindeki bir tramvaya ait ne de yollar zannedildiği kadar geniş.

Dar sokaklarıyla ünlü şehrin özellikle eski sokaklarında insanlar bile yan yana yürümekte zorlanıyor. Ama daha da enteresanı bu dar yoldan şehirlerarası bir tren de geçiyor. Korkunç yanlış kentleşme ve sürekli artan nüfus sonucunda daha da dolan sokaklardan tren her geçtiğinde esnaflar dükkanlarını kapatıyor, insanlar da kapılarını kapatıp ev ya da işyerlerine sığınıyorlar. Ve bu günde iki kez tekrarlanıyor. Yolcular için de bu yolculuk hiç şüphesiz hayatlarının en sıra dışı macerası oluyor.

Havalanında rayın ne işi olur?

Yeni Zelanda'nın Gisborne kentinin batı eteklerinde yer alan bu bölgesel havaalanı kentle aynı adı taşıyor. Onu dünyadaki diğer tüm havaalanlarından ayıran özelliği ise pisti kesen tren rayları!

Düşünsenize, trene binmişsiniz, biraz uyuyakalıyorsunuz ve gözünüzü açtığınızda yanınızdan bir uçak geçiyor. Şaka gibi ama gerçek. Bu durum bu pistte her gün yaşanıyor. Olur da tren ve uçakların geçiş ve iniş saatleri çakışırsa trenler hava trafik kontrolü tarafından uyarılıp bekletiliyor. Elbette, Yeni Zelandalılar gereken tüm önlemleri almışlar ve bu sayede çok büyük bir tehlike yok ama olur da yolunuz bir gün bu bölgeye düşerse trene binmeden önce bir kere daha düşünün deriz.

Denizleri yaran tren macerası

Hindenburgdamm, Kuzey Frizce Sylt adasında başlayıp anakaradaki Schleswig-Holstein'a kadar 11 km boyunca uzanan yola verilen ad. Bu yolun alametifarikası ise buraya döşenen raylar sayesinde adadan anakaraya trenlerin denizi yararak erişmesi.

1927 yılında yapılan bu yolda özellikle denizin gelgitli olduğu dönemlerde bazı sıkıntılar yaşanmışsa da zamanla teknolojinin de gelişmesiyle yol daha güvenli hale gelmiş.

Yine de fırtınalı havalarda denizi yararak yolculuk etmek gerçekten de sıra dışı bir macera olabilir. Eğer siz de adrenaline ihtiyaç duyuyorsanız bir şans verin deriz.

Dağları delip geçen trenler

Bu kez sizi içinden geçerken hayranlıkla karışık mest edecek bir örneğe gelelim. Amerika’daki bu tren yolunun tarihi 1860’lı yıllara kadar gidiyor. Bu tren yolunun özelliği ise dönemin şartlarında ve aslında günümüzde de bir mühendislik harikası olarak görülebilecek derinliği.

Dağların ikiye bölünüp oldukça derinine inilerek yapılan bu tren yolundan geçerken trenle birlikte metrelerce derine iniyor ve sadece dağlar ve ufak vadilerden oluşan bir manzaranın içinden geçip yolunuzu sürdürüyorsunuz. Madencilerin de yardımıyla inşa edilen bu tren yolu bugün bile kullanılıyor ve insani yeteneklerin başyapıtlarından biri olarak sıra dışı bir macera peşinde olan herkesi selamlıyor.

"Hanım koş evin içinden tren geçiyor!"

Listemizi tam da başlıkta özetlediğimiz bir örnekle bitirelim. Düşünsenize uyanmışsınız, kahvaltınızı yapıyorsunuz siz gazetenize dalmışken salondan bir tren geçip gidiyor. Ya da siz bir trenin içindeyken kendinizi bir anda bir aile kahvaltısının ortasında buluyorsunuz. Çin’de yer alan bu tren yolu dediğimiz kadar değilse de epey benzer bir istikamete sahip.

Kurulan demiryolu o kadar benzersiz ki yüksek köprülerden geçerek sıra dışı bir görüntü oluşturuyor. Fakat buna rağmen ilk yapıldığı yıllarda önünde 19 katlık bir apartmandan oluşan ufak bir engel varmış. Fakat yetkililer bu engeli de aşmak için bir yöntem bulmuş ve trenin geçtiği katı delerek bir tünel açmışlar. Başta “olanaksız” denen proje 2004 yılında hayata geçti ve 13 yıldır sorunsuz çalışmaya devam ediyor. Tabii ki apartman sakinleri binalarının içinden geçen tren nedeniyle biraz rahatsız oluyor ama o kadar da olur artık...