Mobilemenu
Profile

Milan-San Remo Yarışı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

En uzun tek günlük yarış

Milan-San Remo, profesyonel bisiklet takvimindeki en uzun tek günlük yarıştır. Mesafesi yıldan yıla bir, iki kilometre oynasa da neredeyse 300 kilometreyi bulur. Bu yıl bisikletçiler Milano’daki startın ardından San Remo’daki finişe ulaşmak için tam 291 kilometreyi aşmak durumundalar. Paris-Roubaix zorluğunu parke sektörlerinden, Flanders Turu kısa ama dik tırmanışlardan alırken; Milano-San Remo bu uzunluğun bisikletçilerin bacaklarına verdiği yorgunlukla farklılaşıyor.

Bahar Klasikleri’nin başlangıcı

Belçika’daki birkaç Arnavut kaldırımlı yarı klasik, Strade Bianche, Paris-Nice ve Tirreno-Adriatico gibi ilkbahar yarışları yapılsa da “Bahar Klasikleri”nin startı Milano’da verilir. Monuments yani beş büyük anıtsal yarış (Milan-San Remo, Flanders Turu, Paris-Roubaix, Liege-Baston-Liege, Il Lombardia) olarak bilinen Bahar Klasikleri’nin sezonu bu devasa yarışla veriliyor. İtalya’nın mimari ve doğal güzellikleriyle Akdeniz kıyılarının muhteşemliği sonrası sezon kuzeye, Belçika, Hollanda ve Fransa’ya kayar.

Cumartesinin kerameti

Mayıs ayındaki İtalya Turu’na kadar tek günlük ya da haftalık birçok yarış vardır. Tek günlük yarışlar genelde Pazar yapılır. En büyük beş tek günlük yarış arasında yer alan Milan-San Remo ise cumartesi koşulmasıyla farklılaşıyor. Bu durumun çok basit bir nedeni var: İzlenmek! Yarış direktörü Mauro Vegni bu durumu “Pazar günü İtalya’da futbol konuşulur” diyerek açık yüreklilikle açıklıyor. Bisikletin tek rakibi futbol da değil. “Formula 1, Moto GP gibi büyük yarışlar da pazar yapılıyor. Pazar günleri ayrıca İtalya’da televizyonda çok önemli aile eğlence programları yayınlanır” diyerek reyting kaygısıyla bu büyük yarışın cumartesi günü yapılmasını açıklıyor.

Asıl yarış son 55 kilometrede!

Milan-San Remo yarışını baştan sona izlemek istiyorsanız günün tam ortasındaki yedi saati gözden çıkartmak zorundasınız! Üstelik günlerin en güzeli cumartesiden bu saatleri çalacaksınız. Eşinizden, sevgilinizden, arkadaşlarınızdan veya ailenizden bu yönde “izin” kopartmak zor geliyorsa belki bu hakkınızı Paris-Roubaix için saklayabilirsiniz. Zira “Kuzeyin Cehennemi”nde her an, her şey olabilirken Milan-San Remo’nun yüzde 80’i düzlükler ve yorucu olmayan tepe geçişlerinden oluşur. Tek hareket 142’nci kilometredeki Passo del Turchino’da yaşanır. Bu tırmanış 20 kilometreyi bulsa da eğiminin hafifliği ve finişin çok uzağında olmasıyla yarışın kaderinde pek etkili olmaz. Bu da son 55 kilometreye kadar yarışı pürdikkat izlememe lüksünü veriyor. Tabii her yarışı baştan sona izlemek gerekir, orası ayrı!

Alçak alçak tepeler

Peki son 55 kilometrede neler oluyor? Yarışçıların karşısına ilkin Capo Mele, ardından Capo Cervo ve Capo Berta çıkar. Bu üç ufak tepede kaçışçılar ve onların takımları sprintleri yormaya, mümkünse gerilere düşürmeye çalışır. Ama asıl hava fişekler Cipressa’da atılır. Bu 5,6 kilometrelik ve ortalama yüzde 4,1’lik eğimli tepede ortalama hız inanılmaz artar. Eğim az olsa temponun yüksekliği tırmanışa uygun olmayan sprinter baldırlarını aşırı yormaya başlar. O da yetmez ve finişe sadece 4,6 kilomtere kalan Poggio başlar. Ortalama eğim yine yüzde 4’lerde, uzunluk 3,7 kilometre. Burayı fırlatma rampası gibi kullanıp yarışı kazanmak isteyenler olduğu gibi sprinterini taşımaya odaklanmış takımlar da hız kesmez. Bisikletçiler sanki 286 kilometre pedal çevirmemiş gibi burada tam anlamıyla gaza basar.

Sprinterler yarışı

Milan-San Remo’yu bugüne kadar Eddie Merckx, Gino Bartali ve Fausto Coppi gibi efsanevi büyük turcular kazanmış olsa da yarış aslen sprinterlere hitap ediyor. Uzun düzlüklerin ardından gelen tempolu tırmanışlara dayanabilen sprinterler finişte son süratlerine ulaşabiliyor. Kimi zaman Mark Cavendish gibi tırmanışlara hiç uygun olmayan yarışçılar bile takımlarının onları taşıyabilmesi sayesinde son sözü söyleyecek fırsatı buluyor. Buna rağmen John Degenkolb, Alexander Kristoff, Gerald Ciolek, Matthew Goss gibi tırmanışların üstesinden daha rahat gelen sprinterler bu yarışı kazanmayı bildi. Tabii geçen yıl Messina Köpekbalığı Vincenzo Nibali’nin Poggio’daki sinsi atağına zamanında cevap veremeyip arkada kaldıklarını da unutmamak gerekir!

Olağan Şüpheliler

Nibali bombayı geçen yıl patlattı; bu yıl sadece gösteri amaçlı yarışacak. Kaba tabirle peloton aynı pilavı bir kez daha yemeyecektir! Bu durum Romain Bardet, Julian Alaphilippe, Alexandro Valverde, Tom Dumoulin gibi genel klasmancıları ve puncher’lerin kozlarını elinden alacak. Kısa tırmanışlarda hız kesmeyen Peter Sagan, Gianni Moscon, Matteo Trentin, Greg van Avermaet, Michael Matthews, Alexander Kristoff gibi sprinter ve klasikçiler yarışın doğal favorileri. Olur da takımları onları son düzlüğe rahat bir şekilde taşıyabilirse Fernando Gaviria, Arnaud Demare, Caleb Ewan da son sözü söyleyebilecek saf sprinterler olarak iddialılar.