Mobilemenu
Profile

Mimarisiyle Büyüleyen 5 Dağ Evi

Dağ evlerinin cazibesini bilirsiniz, bazen kuş seslerinin bazen de karlı bir havanın uğultusunun arasına gizlenerek, bedeni ve ruhu tazelemeye ant içmiş mekanlardır hepsi. Uzun yıllardır hafta sonlarının uğrak noktalarından biri olan bu yapılar, şehirlerin kalabalıklaşmasıyla talep görme hızlarını artırmayı başardılar. Talep artınca, ağızları açık bırakan tasarımlara imza atan iddialı mimarların bu alanda da devreye girmesi kaçınılmaz oldu tabii. Ve ortaya, çevresiyle harika bir uyum yakalamış olan, akıl almaz güzelliklere sahip, göz dolduran dağ evleri çıktı. İşte, o dağ evlerinden beş tanesi.

Chalet C7

And Dağları’nın Şili’deki kolu üzerinde yer Chalet C7, tam olarak İnka Lagünü’nün kıyısına konuşlanmış durumda. Max Núñez ve Nicolas del Rio ortaklığında 2900 metre rakıma inşa edilen mekan, su kenarında olmasının büyüleyici etkisini sonuna kadar kullanmaktan çekinmiyor. Neredeyse tüm insanlıktan uzağa inşa edilmiş olan bu yer, huzuru ararken, dudak uçuklatan manzaralara dalıp gidebileceğiniz unutulmaz anlara gebe. Bir de manzara sadece dağ ve lagünden ibaret değil, kuzey ışıklarının güneydeki kardeşi de bu iki katlı evin görüş alanına dahil. Bu haliyle Chalet C7, ölmeden önce bir kez de olsa konaklamanız icap eden yerlerden.

Tracuit Mountain Hut

İsviçre Alplerinde yer alan bu dağ evi, 1929 yılında inşa edilmiş olan dağcılık tesislerinin yenilenmesi kapsamında şu anki modern mimarisine kavuşmuş. Projesini, asimetrik ve köşeli tasarımlarıyla dikkatleri üzerine çeken Savioz Fabrizzi firmasının üstlendiği tesis, 116 yataklı kapasitesiyle karlı dağların tepesinde, kayak ve snowboard tutkunlarına mükemmel olanaklar sunma amacı taşıyor. Metalik görüntüsü binaya soğuk bir hava katsa da, manzarası tüm olumsuz düşünceleri akıllardan silecek nitelikte.

Mountain Retreat

Yeni Zelanda’da yer alan bu yapının mimarı Fearon Hay firması. Vadettiği göl ve orman kombinasyonu nedeniyle kocaman camlara sahip olan evin, eski bir hava kazanması için taşlarla kaplanmış olan dış cephesi, nihayetinde modern dokunuşlarla rötuşlanmış. Ortaya çıkan mimari harikasının oturma odası ise, elinize alacağınız bir bardak çayla sinirden stresten arındırma özelliğini bünyesinde barındırıyor.

Split View Mountain Lodge

İskandinav ülkelerinin göz bebeği olan Norveç’in ev sahipliğini yaptığı bu dağ evi, minimalist tasarımını Reiulf Ramstad firmasına borçlu. Ahşabın, karla yakaladığı ahenk fikri üzerine inşa edilmiş olan ev, üç kollu bir Y harfini andırıyor. Üç ayrı kolunun birleşim noktası olarak mutfağı tercih eden tasarımıyla, aile üyelerine kişisel alan yaratırken, ilişkileri koparmamaya da özen gösterdiğini ve yemekte herkesi aynı sofrada görmek istediğini belli ediyor. Harika atmosferiyle, yaz – kış demeden muhteşem bir kaçış noktası vazifesi görebileceğini sadece fotoğraflarına bakarak bile anlamanın mümkün olduğu bu yer, ne yazık ki özel bir mülk.

San Cayetano Mountain Residence

O kadar karın ve soğuğun ardından artık sıcak iklimlere sıçrama zamanı diyerek, Amerika Birleşik Devletleri’ne uzanalım. Arizona eyaletindeki San Cayetano Dağları’nda yer alan bu dağ evi, arka planındaki kayalık dağlar ve çorak arazilerle kendini kamufle etmeyi başaracak bir tasarıma sahip. Geniş oturma odası, evin hareket üssü olarak tayin edilen yerde yüzme havuzu bile bulunuyor. Fakat mimarı Paul Weiner olan bu mekanın, dağ evinden yeşil bir ortam anlamı çıkaranlar için uygun olmadığını belirtmekte fayda var.