Mobilemenu
Profile

Molchanova’nın Vedası

Devasa Rusya’nın tam ortasında, en yakın denize 1000 kilometreden fazla mesafedeki Ufa kentinde doğmuştu Molchanova. 41 Dünya, 46 Avrupa, 50 Rusya rekorunun yanı sıra 23 altın madalyaya sahipti. Bu 41 dünya rekorunu 12 farklı ülkede kırmıştı. Listede yer almayan bir ülke vardı; İspanya. 2 Ağustos 2015 Pazar günü, oğlu Alexey’le birlikte piyasaya sürdükleri ‘Molchanova’ markalı mayonun mor renkli ve dalgıçlar için tasarlanmış 1.5 milimetre kalınlığındaki en sevdiği modelini giyerek İspanya’nın İbiza adası yakınlarındaki Formentera Sahili’ne gitti. Hava açık, rüzgar zayıftı. Yaklaşık yarım kiloluk ağırlığı, dalış sırasında yardımcı olması için boynuna taktı ve suya atladı. Su üzerinde geçirdiği son saniye olduğundan habersiz…

Molchanova gençlik yılları boyunca da sualtına merak duymuştu. Tatillerde deniz kabuğu toplamak için dalar, deniz ürünleri yemeye bayılır, yüzme yarışlarına katılırdı. Moskova Üniversitesi’nde ekstrem sporlar alanında asistan olarak çalışma hayatına başladı. Burada serbest dalış üzerine tez yazmaya başladı. Sporun içine girdikçe fark etti ki, serbest dalış yüzmeden çok farklıydı. Daha fazla yüzme, nefes ve hızlanma antrenmanları yapmak gerekiyordu. Masa başı tecrübeler tam da bu yıllarda yetmemeye başladı.

Tüm ekstrem sporlar gibi dalış da elbette bazı tehlikeleri içeriyor. Fakat sonu kötü biten o Pazar günü kimsenin aklında bu tehlikeler yoktu. Zira dalışı gerçekleştirecek Rus atlet Molchanova, kırdığı tüm rekorlar bir yana sıradan bir sporcu değildi. Kendi branşında 100 metreden derine dalabilen tek kadın atlet ve paletli dinamik dalış dünya rekortmeni (237 metre) unvanlarının yanı sıra, su altında 9 dakika 2 saniye nefesini tutma rekorunun da sahibiydi.

Defalarca kez dünya şampiyonluğu için dalan Molchanova, o gün beraberindeki birkaç arkadaşıyla birlikte sadece eğlence için dalmıştı. Kim bilir belki de bu rahatlık, daha önce asla karşılaşmadığı bir sorunla onu baş başa bırakmıştı. Kimilerine göreyse bir köpek balığı görmüş ve bu plansız karşılaşma ya saldırıyla ya da panikle onun sonunu hazırlamıştı.

Sualtında ekipten ayrılarak 30 metre civarında serbest dalış gerçekleştirmek istedi. Diğer ekip bir süre sonra Natalie’yi göremeyince rehberleri eşliğinde kısa bir arayıştan sonra yukarıya yardım çağrısı gönderdiler. Sualtının yanı sıra gökyüzünden de hava kararana dek araştırmalar sürdü. Bu şekilde iki gün boyunca da devam etti. Dalgıçlar 500 metre derine dalarak Natalie’yi aradılar. Bu iki günün sonunda oğlu Alexey basının karşısına çıktı ve annesinin bulunamadığını, bundan sonra bulunsa dahi yaşamasının imkansız olduğunu açıkladı.

Dünya Serbest Dalış Federasyonu (AIDA) Başkanı, “Natalia bu sporun süperstarıydı. Sualtında herhangi bir şeyin ona zarar verebileceği aklımızdan dahi geçmezdi.” diyor fakat şunu da ekliyordu: “Bizler okyanusla oynuyoruz. Eğer okyanusla oynamaya başlarsan kimin en güçlü olduğunu da biliyorsundur.”

 “Bazen zihnimizi reset’lememiz gerekir, işte serbest dalış bunu sağlıyor. Sualtına indiğimde, aramızda farklılıklar olsa da tüm dünyanın bir olduğunu hatırlıyorum.

Okyanus varken havuzda dalmak, orman varken koşu bandında yürümeye benziyor.”

Natalie’nin rekorlarını kırabilen birkaç isimden biri olan Amerikalı sporcu Ashley Chapman, Rus atletin karakteriyle ilgili de önemli ipuçları veriyor ve “Muhteşem bir bilgi birikimi vardı ve bunları paylaşmaktan asla çekinmezdi. Yakın tarihte bir araya gelip yine ondan dalışa dair bir şeyler kapmayı planlıyordum. Onu kaybetmemiz gerçekten çok üzücü.” diyordu.

Natalie’nin ölümünün üzerinden yaklaşık 1.5 yıl geçti. Onun bıraktığı mirası oğlu Alexey başarıyla taşımaya devam ediyor. O kara günden 1 ay sonra katıldığı Dünya Şampiyonası’nda rekor kırarak altın madalya kazanan Alexey, Natalia’nın hayatından umutların kesildiği günlerde annesinin kariyerini özetleyen en güzel sözü söylemişti belki de: “Çok ciddi aramalar yapılmasına rağmen bulamadık ancak annem sonsuza kadar sualtında kalmaktan asla mutsuz olmayacaktır.”