Mobilemenu
Profile

Motorsporları Tarihini Değiştiren 5 Organizasyon

Targa Florio, 1906-1977

En eski dayanıklılık yol yarışı organizasyonlarından biri olan Targa Florio bugünkü endürans yarışlarının da atası olarak biliniyor. 1906 ile 1977 arasında 71 yıl boyunca aksiyon severleri şenlendiren yarışın mimarı ise İtalyan Vincenzi Florio.

Yarış, Sicilya'yı çevreleyen İtalyan dağlarının etrafında 72 kilometrelik bir parkurda koşuluyordu. Sık değişen iklim koşulları ve sapa yollara alışmak gerçekten çok zordu ve bu nedenle yarışın ilk yıllarında sıklıkla kazalar oluyordu. 1920’lerin ortalarına gelindiğinde ise artık yarış dünyanın en popüler motorsporları etkinliklerinden biri olmuştu.

1955’te  FIA World Sportscar Championship’in kanatları altına giren yarış uluslararası bir statüye yükseldi ve 1977’de yaşanan  epey kötü bir kazaya kadar sürekli düzenlenerek klasikleşti. Bugün Le Mans 24 Saat ya da Suzuka 8 Saat gibi yarışların atası olarak kabul ediliyor. Bu yarışın dünyaya armağanı ise elbette Porsche 911 olmuştu.

Indianapolis 500 (Indy 500), 1911-günümüz

1911’den beri her sene Mayıs ayının sonunda koşulan Indy 500, Monaco GP ve Le Mans ile birlikte motorsporları tarihinin en geleneksel ve en popüler yarışlardan biri.

ABD tarihinin de en önemli motorsporları etkinliği olan yarışta toplamda 320 kilometrelik bir hıza ulaşan yarışçılar yaklaşık 200 tur boyunca en hızlı olmaya çalışıp tarihe geçmek istiyorlar.

Yine bir gelenek olarak yarışın sonunda zafer sahibinin bol bol süt içtiği Indy 500 son olarak 2017’de düzenlendi ve yüzbinlerce seyircinin önünde zafere ulaşan isim ise eski F1 yıldızı Takuma Sato oldu. Birçok F1, WRC ya da diğer branşlardan yıldızın da yarıştığı Indy 500 kendine has araçları ve 106 yıllık bozulmayan geleneğiyle hala milyonlarca insanın ilgisini çekmeyi başarıyor.

Le Mans 24 Saat, 1923-günümüz

Geldik bu listenin en büyük yıldızlarından birine. Hem formatı hem de araçlarıyla endürans branşının hem en popüler hem de en geleneksel yarışı olan Le Mans 24 Saat, 1923’ten günümüze dek süren en önemli motorsporları organizasyonlarından biri.

Fransa yakınlarındaki Circuit de la Sarthe pistinde koşulan yarışta takımlar birkaç pilotla yarışıyorlar ve bu yarışta sürücülerden çok bir takım rekabeti yaşanıyor. Bu konuyla ilgili en popüler hikayelerden biri de 1960’larda yaşanmıştı. Henry Ford İtalyanların milli gururu Ferrari’yi satın alamayınca sinirlenmiş ve Ferrari’yi yarış pistlerinde de yenmek için ant içip motorsporlarına girmişti. Dolayısıyla tarihin en büyük motorsporları rekabeti de böyle başlamıştı. Ford Mark IV, Ferrari 250 GTO, Porsche 917 ve Chevrolet Corvette, Le Mans deyince akla gelen araçlardan sadece birkaçı.

Her ne kadar 1955’te yaşanan kazada 83 kişi hayatını kaybetse ve güvenlik konusunda eleştirilse de sonrada daha profesyonel bir organizasyona dönüşen Le Mans bugünkü saygınlığına kadar erişti. Yarışın 1923’teki ilk mücadelesini Chenard-Walcker, 2017’deki son yarışını ise Timo Bernhard, Earl Bamber ve Brendon Hartley yönetimindeki 2 numaralı Porsche aracı ilk sırada tamamlamıştı.

Monaco Grand Prix, 1929- günümüz

Sıra geldi motorsporları aleminin en klas yarışına. Monaco GP, F1 takviminin hala en büyük yıldızı. Monte Carlo’nun dar sokaklarında aksiyona dalan F1 araçları, onları izleyen yüksek sosyete, celebrity ve pek tabii ki Monaco prensliği üyeleriyle bir bakıma gösterişin de merkezi konumunda.

Le Mans ve Indy 500 ile birlikte motorsporlarının üç tacından biri olarak kabul edilen bu yarışta Senna’dan Schumacher’e birçok yıldız piste çıkıp zaferler elde etti. Senna, aynı zamanda üst üste beş (89-93 arası), toplamda altı zaferle hala Monaco’nun en çok kazanan pilotu konumunda.

Yarışın 2017’deki son edisyonunda Sebastian Vettel, 1929’daki ilk edisyonunda ise Bugatti’den William Grover-Williams zafere ulaşmıştı.

The Carrera Panamericana, 1950- 1955, 1988-günümüz

Motorsporları tarihinin zorluğuyla efsaneleşen bir organizasyonla listemizi bitirelim. The Carrera Panemericana  1950 ile 1955 yılları arasında düzenlenen ve katılımcıların toplamda 3300 kilometreyi kat ettikleri çok zorlu bir yol yarışıydı.

Meksika'nın kuzeyinden güneyine doğru uzanarak tüm mesafeyi kat eden yarışçılar 10.500 feet’lik bir yükseklikten 328 feet’e kadar iniyor ve o yol boyunca inanılmaz keskin virajlar, bozuk yollar ve sık değişen hava şartlarıyla mücadele ediyordu. Bu yarış için birçok ünlü marka daha da dayanıklı otomobiller geliştirmiş ve yarış adeta bir güç oyunları savaşına dönmüştü.

1955’te yaşanan Le Mans faciasından sonra çoğu yol yarışı gibi Carrera Panemericana da iptal edildi. 1988'de Eduardo de León Camargo tarafından yarış tekrar diriltildi ve halen varlığını sürdürüyor.

1950’de Hershel McGriff ve Francisco Ansedes’in kazandığı yarışın 2016 edisyonunda ise zafere ulaşan yarışçı Hilaire Damiron olmuştu.