Mobilemenu
Profile

Paris-Roubaix Hakkında Bilmeniz Gereken 9 Şey

Romantik Arnavut kaldırımlarını unutun!

Paris-Roubaix, beş büyük anıtsal bisiklet yarışının en cezalandırıcısı olarak kabul edilir. Sebep mi? Yarışın yaklaşık 53 kilometresi Arnavut kaldırımlarında yapılıyor. Ama bunlar bildiğiniz küçük, sevimli, romantik Arnavut kaldırımları değil. Fransa’da “pave” olarak adlandırılan bu taşlar, bir bebeğin başı büyüklüğünde! Taşların arası da oldukça açıktır. Yollarda nesli tükenen bu taşları ve dolayısıyla da yarışı koruyan Les Amis de Paris Roubaix adlı gönüllü bir organizasyon da bulunuyor. Onlar sayesinde bu taşların bakımı yapılıyor ve en önemlisi yolun asfaltlanmasının önüne geçiliyor. Bisikletçiler onlara minnet mi duyuyor, yoksa küfür mü ediyor onu bilen yok!

Veledrom finişi

Bisikletçiler 53’ü pave sektörlerden geçen 200 kilometrenin üzerinde bir mesafeyi geçseler de Paris-Roubaix’nin finişi Roubaix velodromunda yapılıyor. Burada atılan bir buçuk turluk dönüş kimi zaman büyük bir kapışmaya, kimi zaman da bir gövde gösterisine dönüşüyor. Bu zorlu yarışın böylesi pürüssüz bir zeminde bitmesi şaşırtıcı görülebilir ama her şeyin başında Rouxbaix velodromu vardı. Yarış 1895’te açılan velodromun tanıtımını yapma niyetiyle ertesi yıl organize edilmişti. 1943’te yeni velodromuna taşınan yarış, birkaç istisna dışında burada sonlanıyor ve şampiyonlar tarihi Roubaix duşlarında üzerlerindeki toz veya çamurdan arınıyor.

Kuzeyin Cehennemi

Birçokları yarışın lakabı olan “Kuzeyin Cehennemi” sözünü Paris-Roubaix’nın zorluğundan ve acımasızlığından ileri geldiğini düşünür. Gerçekse bambaşka. 1. Dünya Savaşı nedeniyle ara verilene kadar kesintisiz yapılan yarış, barış sağlandıktan sonra yola aynen devam etti. Ama yarış parkurunda dört yıl sonraki buluşma için keşfe çıkan ekip karşılarında beklemedikleri bir manzara buldular. Savaş, ardında korkunç bir yıkım bırakmış, Fransa kırsalı bombardımanlarla adeta bir cehenneme dönmüştü. Bu düşünceler dillendirilince yarışın lakabı da kendiliğinden ortaya çıktı. Savaş sonrasındaki ilk buluşma, o karanlık dönemde hayatını kaybeden iki eski Paris-Roubaix şampiyonu Octav Lapize ve François Faber’in anısına bir dakikalık sessizlikle başladı.

Toz, Çamur ya da Gübre!

Çamur, Paris-Roubaix’nin sonucunun belirlenmesinde sıklıkla rol oynar. Bu yollar, yarış günü dışında bisiklet değil, yöre çiftçilerinin traktörlerinin tekerleri altında ezilmektedir. Sonuç: nisan ayı başında yağan yağmurun da etkisiyle kalın, kaygan bir çamur, hatta biraz da gübre deryası! O dönemde yağmur yağmadıysa bisikletçiler bu sefer pudraya bulanmışcasına bir tozla kaplanırlar. Bazı yıllarda organizatörler yağış bolluğunu öne sürerek parkurda değişikliğe gider. Bu durum Paris-Roubaix meraklılarının öfkesi, pelotonun memnuniyetiyle karşılanır. Kim suratına gübreli çamur yiyerek bisiklet sürmek ister ki!

Arenberg

Paris-Roubaix’nin zorluğu sayıları 27’ye kadar uzanan pave sektörlerden kaynaklanır. En zorluları beş yıldızla ifade edilen bu sektörlerden Trouee d’Arenberg, finişe 100 kilometre uzakta olsa da kazananı değil belki ama kaybeden favorileri belirlemek için birebirdir. 2.4 kilometre uzunluğundaki sektör Arenberg Ormanı’nın içinden geçerken bisikletçiler adeta kıyma makinesinden geçirilir. Önündekinden bir tekerlekten fazla uzaklaşan artık yarışı geride takip edecektir. Bu durumun farkında olan favoriler Arenberg’e önde girmeye çalışır bu yüzden takım arkadaşlarına kırbacı vurur da vurur!

Roubaix Modası

Eskiden Paris-Roubaix yarışlarında asfaltta gitmek için tasarlanmış yol bisikletlerinin, büyük Arnavut kaldırımlarında sorun yaşamadan ilerleyebilmesi için çift süsyapsiyonlu bisikletler, hatta cylclocross bisikletleri bile kullanılmıştı. Bisiklet markalarının AR-GE çalışmaları ilerledikçe bu zorlu yarış için de farklı ekipmanlar üretilir oldu. Pave’lerin darbelerini yumuşatmak için daha geniş ve esnek el yapımı lastikler, sulukların düşmemesi için tasarlanmış suluk kafesleri, elleri korumak için ekstra gidon bandı katmanları popüler güncellemelerin başında geliyor. Yarıştaki bisikletlere dikkatli bakın; bozuk yollarda daha rahat gidebilmek için aradığınız tasarımlar gözünüzün önünde bulunuyor.

İzlenesi Seyirciler

Bisiklet yarışlarının müdavimleri biraz “deli” olabiliyor. İtalya’da sis bombalarını ateşlemekten çekinmeyen “tifosi”lire, Fransa’da Borat mayosu giyip yokuşlarda koşuşturanlar ve tabii Bahar Klasikleri’nde yol kenarına dizilen milyonlar. Paris-Roubaix’nin 27 sektörü yarışseverlerin en çok mesken tuttukları yerler. Yarışı yerinde takip eden, tecrübeli, hızlı ve yolları bilen seyirciler üç, dört sektörde bisikletçileri tekrar tekrar görme şansını da yakalayabiliyorlar. Yarış Fransa’da koşulsa da klasiklerin erbabı Belçikalılar, bayrakları, kostümleri, pankartlarıyla sınırlarına yakın bu heyecana kapılmak için tüm heyecanlarıyla Roubaix’ye çıkan yollarda diziliyor. Onların coşkusunu görmek, en az yarışı izlemek kadar muhteşem.

Yarış Biter, Dert Bitmez!

Bu zorlu yarışı bitirenlere şık, kibar bir kupa verildiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Paris-Roubaix’nin şampiyonuna takdim edilen tam anlamıyla bir taş! Yarışçıların yollarda canına okuyan parke taşların en babalarından bir tanesi birincilik ödülü olarak veriliyor. Bu ağır ve şekilsiz “kupa”, yorgun ve bitkin sıska bir adamın titreyen kollarında zorlukla göğe yükseliyor. Peter Sagan gibi onu düşürür gibi yapanlar olduğu gibi gerçekten düşürenler olduğunu bilmek ödülün “ağırlığını” ortaya koyuyor.

Geleneksel Bir Duş

Yarış biter bitmez bisikletçilerin ilk yaptığı şeylerden biri ileri teknoloji harikası takım otobüsüne binip duş almaktır. Roubaix veledromuna varabilenler için buradaki tarihi duşları kullanma ayrıcalığı da mevcut. Yalnız bu duşların soğuk, eski ve yıpranmış olduğunu bilmelisiniz. Bronz musluklu bu tarihi duşlara girmek Fabian Cancellara ve onun gibi bisiklet sporunun geleneklerine sahip çıkanlar için ödülün ta kendisiydi. Bazı gazeteciler de bu duşlardan çıkan bisikletçilerle “o an” röportaj yapmaya bayılır!