Mobilemenu
Profile

Şehir Maratonu Koşacakların Dikkat Etmesi Gerekenler

Bir şehir maratonunda koşmaya karar verdiniz. İlk ve en önemli adım kesinlikle: Hedefi belirlemek, motivasyon ve bitiş. Hangi mesafede koşacak olursanız olun fiziksel ve mental hazırlık süreçleri her daim çok çok önemli.

1- Çevrenizle paylaşın

Maraton veya 10-15 kilometre mi koşacaksınız? Koşacağınız mesafeyi çevrenizdekilerle paylaşın ki sizleri motive etsinler. Ne zaman koşacağınızdan tutun, ne kadar sürede koşmak istediğiniz, nereden geçeceğiniz hakkında her konuda soruya hazırlıklı olun. Sıkılacak, çekinecek bir şey yok. Heyecanınız her daim maksimumdaysa doğru yoldasınız. Tanıdıklarınızdan sizleri yol süresince istasyonlarda desteklemelerini ya da bitiş çizgisinde beklemelerini isteyin.

2- Ne koştuysan O’sun

Antrenmanlarınızı koşacağınız mesafeye göre yaptınız. Artık dinlenme vaktidir. Maraton fuarı, diğer koşucular ile karşılaşma, yeni fikirler doğurabilir. Siz kendi rotanızdan şaşmayın, strateji elbette her daim önemli ama daha önce koşmadığınız birini koşu partneri olarak belirlemek çok da doğru bir seçim olmayabilir. Koşu esnasında yeni arkadaşlarınız da olabilir ancak kendinizi sohbete çok da fazla kaptırmayın. Koşu sonrasında da vaktiniz olacak.

3- Koşu öncesinde hava koşullarını bilmek

Hava koşullarını bilmek, koşu öncesi, esnası ve sonrasında nasıl kıyafetler giyeceğinizden tutun ne kadar sıvı alacağınıza, ne giyeceğinize ve hangi malzemeleri kullanacağınıza kadar türlü konuda yardımcı olacaktır.  

4- Maraton fuarı, yeni bir şehir 

Maratonlar fuarlarının: Kayıt işlemleri, “stand” ziyaretleri, makarna partileri, yıldız sporcuları görmek, yeni ve varsa indirimli ürünleri görmek/almak, eski ve yeni dostları görmek, sohbet, motivasyon gibi pek çok artı yönleri vardır. Ancak fuar ziyaretinizi optimum süre içinde gerçekleştirmek dinlenmeniz açısından önemlidir. Fuarda farkında olmasanız da azımsanamayacak mesafeler kateder veya ayakta kalırsınız. Eğer başka bir şehirdeyseniz de endişelenmeyin. Orayı hemen terk etmek zorunda değilsiniz. Maraton sonrasında biraz dinlenip sonrasında şehrin tadını çıkarabilirsiniz.

5- Makarna partisi mi dediniz?

42,195 km. mesafede maraton koşacaksınız. Makarnayı partide yemek için hakkınız var, hem de tabaklarca. Daha kısa mesafeler koşacaksanız makul seviyelerde yemek, hem maratonculara daha fazla makarna ayırmak hem de ihtiyacınız olandan fazlasını yememek demek. Yarış makarna partisinde değil başlangıç çizgisinde başlıyor!

6- Müzikli - Müziksiz

“Müziksiz koşamam, playlist’im bile hazır!” diyenler kadar “Geçtiğim noktalardaki istasyonlar, şehir insanlarının tezahüratları benim için lokomotiftir” diye düşünenler olabilir. Yola nasıl alıştıysanız o şekilde çıkmak önemli.  

7- Sıvı alımı

“Ağzıma zerre su koymadan koşarım” diyenlerdenseniz bir daha düşünün. Yarış günü ve yarış esnasında sıvı alımınıza hiçbir şey engel olmamalı. Yarış esnasında daha önce denemediğiniz jel, sıvı içecek veya hap gibi şeyler denemeyin. İstasyonlardaki su ve izotonik içecekler kaybettiğiniz sıvı dengenizi karşılayacaktır. Bunların yanında yarış öncesi sıvı alımına da dikkat edin ve günlük 4 litrenin altına inmemeye çalışın.

8- Yakıt önemli!

Yarış öncesinde beslenme yaptığınız antrenmanlar kadar önemlidir. Vücudun ihtiyacı olan yakıtı alması sizin istediğiniz sürede koşmanıza etki eder. Yarıştan önce elbette makarna partisine gidin, maraton (42,195 km) mesafesini koşacaksanız tabaklarca makarna yiyin. Önce de bahsettiğimiz gibi daha kısa mesafeler koşacaksanız daha azıyla yetinin. Yarış sabahı, bir gece öncesinde erkenden uykuya çekildiğinizi düşünerek, yarıştan 3 saat önce ekmek, reçel, peynir, daha önce yediyseniz yulaf ve çay tüketebilirsiniz. Önemli olan daha önce denemediğiniz bir gıdayı yarış sabahı da tüketmemeniz. Bu kural jeller için de geçerli. Jel bulamazsanız pekmezli sıvı karışımı da işinizi görebilir. Yarış sonrasında ilk yarım saat  içinde alacağınız sporcu ve izotonik içecekler size zinde tutar. Bitiş çizgisi sonrasında bulamayacağınızı düşünüyor ya da hemen ulaşmak istiyorsanız bu içecekleri sizi bitişte bekleyen çantanıza ekleyin. Takip eden saatlerde de beslenmeyi ihmal etmeyin, özellikle maraton koşucuları doyma hissini kısa sureli olarak yaşasalar da sürekli olarak acıkırlar. Depoyu karbonhidrat ve proteinle doldurmakta fayda var. En büyük deneyimi elbette kendiniz yaşayarak ediniyor ve mutfağınızı da bu deneyimlere göre zaman içinde sizler kendinize göre şekillendiriyorsunuz. Herkes nasıl aynı mesafe ve hızlarda koşmuyorsa besinleri hazmetme ve sindirme süreleri de farklı.

9- Kafanı boşalt

Koşu esnasında alkış, söz, dinlediğiniz müzik sizi motive edecektir. Adımlarınızı daha rahat attığınızı göreceksiniz. Bazen, ender de olsa,  neden koştuğunuza anlam veremeyen insanlara rastlarsınız. Belki de arabası ile kapatılan yolda kalmıştır. Ancak bunlar sizin sorununuz değil, bugün sizin gününüz! Bu gibi şeylere takılmadan yolun keyfini çıkarın. Hep bu yarışı beklemediniz mi!

10- Kıyafet

Kıyafet seçimi, yarışa kadar yaptığınız antrenmanlar kadar önemlidir. Yarışa mutlaka daha önce giydiğiniz kıyafet ve koştuğunuz ayakkabı ile katılın. Daha önce kullandığınız ayakkabının yenisini almış olsanız da mutlaka öncesinden onunla da koşmuş olun. Ayakkabı bağcıklarınızı yarış öncesinde iyi bağlayın ve en az 2 kez bağcık atın. Böylece yarış içinde defalarca çözülen bağcıklarla uğraşmamış ve sinirlerinizi yıpratmamış olursunuz.

11- Kendi yarışınız

Unutmayın: Kendi yarışınızdasınız ve başkasının yarışını koşmuyorsunuz. Hedef süreniz, antrenmanınız, beslenmeniz ve motivasyonunuz… Hepsini kendinize göre, umuyoruz ki doğru bir şekilde, belirlediniz. Yol arkadaşı da iyidir ama o kişi ile ilk defa koşacaksanız bir kez daha düşünün. Kilometreler sonrasında kimin nasıl tepki vereceğini ve nereye kadar koşacağını bilemezsiniz. Devamlı birilerini takip edip “Acaba göğüs numarası hangi renk, hangi mesafe, rakibim olacak mı?” diye sağa sola bakmaktan vazgeçin.

12- “Kaçıncı oldun?”

Maratonlar sonrasında en çok duyduğunuz soru bu olacaktır. Ancak şu söz çok doğrudur: “Kaçıncı olduğunun önemli yoktur, maratonlarda en çok birinci ve sonuncu sıradaki konuşulur.” Yine de eğer bu soruya maruz kalırsanız madalyanızın ve bu deneyimin sizin için en büyük armağan olduğunu söyleyerek onları savuşturun…

13- Bitiş çizgisi ve yeni maceralar

Ulaşılan bitiş çizgisi ile başlayan yeni maceralar. Maratonu tamamladığınız zaman “Sıradaki nedir?” diye düşünmeye başlamanız gerek. Bunu bitiş çizgisinden önce mi düşünmeye başladınız? O zaman doğru yoldasınız, bu koşu tutkusu hücrelerinize yavaş yavaş işliyor demektir. Yeni maceralar sizi bekler!