Mobilemenu
Profile

Şehrin Ortasında Doğadaymış Gibi Hissedeceksiniz!

Şehir merkezleri oldukça sıkıcıdır.

Güzel mimarisi ile dikkat çeken York, Londra ve Bristol gibi en pitoresk İngiliz kentlerinde bile gri beton yapıların sayısı gün geçtikçe artıyor. Ama bazı sokak sanatçıları sayesinde dünyanın mağaraları, şelaleleri ve ormanları bu kentlerin parçası haline gelince iş biraz değişiyor.

Dünyanın dört bir yanındaki sokak sanatçıları, boyalarla ve yetenekli elleriyle sıkıcı kent merkezlerine doğanın heyecan verici manzaralarını ekleyerek adeta gözümüzü, gönlümüzü açıyor.

Gün geçtikçe popülerleşen ve dünyanın dört bir yanında karşımıza çıkan bu sokak sanatı illüzyonları bizi adeta kent içinde başka bir dünyaya davet ediyor. Fakat bu mükemmel eserlerin ömrü de maalesef yağmur yağınca son bulabiliyor. Şimdi gelin dünyanın her yerinden en iyi sokak illüzyonu eserlerine göz atalım.

Park etmek yasaktır!

Bu caddede tabelaya bile ihtiyaç yok aslında. Uzaktan bakınca bile “tamam abi” deyip yolunuzu değiştirirsiniz. Ünlü Polonyalı ressam Beksinski’nin bir tablosundan esinlenilerek yapılan bu eser yarı gotik-yarı sürrealist havasıyla sizi bir anda günlük hayatın içinde hiç bitmeyen bir nehrin içine atabilir.

Bu durakta otobüs beklemek istemezsiniz

Oldukça yaratıcı ama bir o kadar da insanı ürküten bir kent illüzyonu ile başlayalım. Kendinizi otobüs beklerken bir anda vahşi doğanın ortasına düşmüş gibi hissettiren bu iş belli ki işinin epey ehli, mükemmel bir sanatçı tarafından yaratılmış. Bir otobüs durağının olduğu noktaya yerleştirilen devasa şelale adeta kent içinde bir Niagara şelalesi varmış gibi hissettirebilir.

Caddelerin altında şelale var!

İngiltere’de sıradan bir cadde gibi görünüyor değil mi? Ama ufak bir sokak sanatçısı dokunuşu ile kendimizi bir anda altından şelaleler akan bir yolda bulabiliriz. Düşünsenize, tam da işinize yetişmeye çalışırken bir an ayağınız kayıyor ve kendinizi cumburlop bir şelalenin içinde buluyorsunuz.

Neden yolda kayaking yapmayalım ki

İnsan zaman zaman düşünüyor... Trafik yine günümüzü mahvetmiş. Onlarca araç arka arkaya, siz ise otobüste birbirini ezen insanlar arasında mahsur. Manzara berbat, hava berbat. Hani şuradan bir nehir aksa da binsek kanomuza gitsek, uğraşmasak hiç bunlarla diye. Gerçek hayatta imkansız ama bu eserde mümkün. Bu şahane sokak illüzyonu örneği bir nevi bizim gibi kent kaosundan bıkan herkesin içini açıyor.

Dikkat uçurum var

Bazen belediyeler işlerini yeterince iyi yapamaz ve caddelerin çeşitli noktalarında derin kuyular oluşur. Bu hayati tehlike yaratan durum dünyanın birçok yerinde geçerli. Ama ondan kötüsü de var: Uçurum. Düşünsenize yolda yürüyorsunuz bir anda karşınıza uçurum çıkıyor. Bu eserde de aynen öyle bir şeyle karşı karşıyayız ve yüreğimiz ağzımıza geliyor. Neyse ki küçük çocuğun geçebileceği ufak bir merdiven var.

Hadi bizim sokakta balina yakalayalım

İşte hepimizin yapmak istediği bir şey! Yani galiba. Hem de sokağın ortasında. Hayaller güzel ama bazen gerçeğe o kadar yaklaşıyor ki insan şaşakalıyor. Bu işte ise karşımızda sakince cadde ortasında balık tutmaya çalışan bir abimiz var. Ama abinin oltasının biraz büyük ve davetsiz bir misafiri var. O sırada o sokaktan geçmekte olan bir balina “bu neymiş” diyerek balıkçının ortasında asılınca dehşet dakikaları da başlıyor!

Buz çağına dönüş

Bir başyapıtla bitirelim. Özellikle sıcak bir yaz gününde karşınıza çıkmasını isteyeceğiniz bu eser insanı adeta buz çağına dönmüş gibi hissettiriyor. Ama dediğimiz gibi sıcaktan kavrulduğumuz bir gün bu manzarayı görsek büyük ihtimalle içinde atlamaya çalışırız.