Mobilemenu
Profile

Strade Bianche Hakkında Bilmeniz Gereken 7 Bilgi

Beyaz yollar

Yarış adını asfalttan kopulup girilen 11 (Kadınlar için sekiz) çakıl taşlı patikadan alıyor: Beyaz Yollar. Nasıl Paris-Roubaix’de kaldırım taşlı sektörler var, bu genç İtalyan klasiğinde de taşlı toprak yollar… Toskana kırsalındaki bu yollar hava şartlarına göre bisikletçilere farklı zorluklar çıkarıyor. Yağışlı havalarda çamura bulanan yarışçılar, kuru havalarda toz duman içinde kalıyor. Patikaların kiminin eğimli yapısı da zorlaştırıcı etmenlerden. Zira asfaltta çok can yakmayan yüzde 5’lik tırmanışlar, toprak yollarda ikiye, hatta zeminin yapısına göre üçe katlanabiliyor. İşte o anlarda Strade Bianche’’nin seyir keyfi tavan yapıyor.

İki klasiğin birleşimi

Bisikletin “Bahar Klasikleri” çok eski yarışlardır. Özellikle beş anıtsal yarışın her biri 100 yaşını devirmişken sadece 12 yaşındaki Strade Bianche’nin bu kadar sevilmesi ve anında “klasik” muamelesi görmesi yarışın dinamiklerinden kaynaklanıyor. Aslen 1997’de vintage bisikletlerle yapılan bir gran fondo olarak düzenlenen yarış, 2007’den itibaren bugünkü haline kavuştu. Abidevi Flanders Turu’nun kısa ama dik yokuşları ve Paris-Roubaix’nin kırıcı parke sektörlerini harmanlayan yapısıyla da gönülleri hemen fethetti. Yarışın potansiyelini gören organizatörler 9 Ekim’deki ilk yarışın tarihini hemen ilkbahara devşirdiler ve Bahar Klasikleri’nin öncülü yaptılar. Hatta tüm bunların sonucunda Strade Bianche’ye “Avrupa’nın en güneyindeki kuzey klasiği” yakıştırması bile yapılmaya başlandı!

Zorlu segmentler

Strade Bianche 184 kilometrelik bir yarış. Bu mesafenin yaklaşık 53 kilometresi beyaz yollardan oluşuyor. Kadınlar yarışında kilometre 130’lara, çakıl taşlı yolların uzunluğu 35 kilometreye iniyor. Toskana’nın ünlü Chianti bölgesinin tepelerindeki üzüm bağlarının arasındaki, çiftlikleri birbirine bağlayan bu yolların en zorluları Lucignano d’Asso ve Asciano’daki 9,5 ve 11 kilometrelik yollar. Segmentlerin yapısı değişken. Düz olan olduğu gibi inişli ve çıkışlı patikalar da mevcut. Bu da bisikletçilerin dayanıklılıklarını, tekniklerini ve sürüş kalitelerini test etme gerektiğini ortaya koyuyor.

En güzel finişe hazır olun

İtalya’da koşulan bisiklet yarışlarında organizatörler hem doğal güzelliklerin hem de mimari şaheserlerin izleyicilere gösterilmesini önemserler. Il Lombardia’daki Madonna del Ghisallo’nun sakin güzelliği veya Milano-San Remo’daki İtalyan Rivierası’nın cazibesi yarışlara damga vurur. Ama güzelliğin doruğa çıktığı finiş kuşkusuz Strade Bianche’dedir. Siena’yı mesken tutan yarışın finali nefes kesici Ortaçağ meydanı Piazza del Campo’da görülüyor. Buraya gelene kadar son kilometrelerde girilen şehirde muhteşem İtalyan mimarisi, Arnavut kaldırımlı yollar ve nefes kesen birkaç yüz metrelik bir yokuş finişteki heyecanı alabildiğine körüklüyor. Finiş çizgisi geçilene kadar yarış kesinlikle bitmiyor!

Klasiklerdeki genel turcular

Strade Bianche’nin başlıca çekici özelliklerinden bir tanesi de büyük tur favorilerinin de İtalya’nın tozlu topraklı yollarında boy göstermesi. Kısa ama dik tırmanışlar içermesi, bu sektörlerin Paris-Roubaix kadar kaza riski içermemesi nedeniyle büyük tur favorilerinin bir kısmı sezon başında form tutmak için Siena’daki bu güzel yarışa giriyor. Vincenzo Nibali, Tom Dumoulin, Romain Bardet, Steven Kruijswijk gibi ağır topların boy göstermesi yarışın da cazibesini artırıyor. Üstelik bu isimleri birer kaybeden olarak görmek de garanti! Bu da ayrı bir tat. Tabii son dünya şampiyonu Alejandro Valverde hariç. O her an, tek günlük bir yarışı kazanabilir!

Tek İtalyan şampiyon!

Belki Fransızlar 30 yıldan fazla zamandır Fransa Turu’nu bir vatandaşlarının kazanamamasını dert ediyorlar ama İtalyanlar bu konuda çok daha duyarlıdır. Sadece İtalya Turu değil, Milano-San Remo, Il Lombardia gibi tek günlük yarışlarda da İtalyan bisikletçileri zirvede olamaması ihtimaline dayanamıyorlar. Geçen yıl Nibali’nin San Remo’daki zaferindeki coşkuyu hatırlayın! Bu durum Strade Bianche’de İtalyanlar için yaraya dönüşmüş vaziyette. Bugüne kadar yapılan 12 yarışta sadece 2013 yılında Moreno Moser finişi ilk gören İtalyan olabildi. Yarışı üç kez kazanan ve popüler olmasına da büyük katkı sağlayan Fabian Cancellara’nın komşu İsviçre’den çıkıp gelmesi İtalyanların bir nebze olsa rahatlatıyor!

Favoriler

Artık Cancellara yok. Onun üçlemesine en yakın isim Michal Kwiatkowski. İki kez bu yarışı kazanan Polonyalı katılırsa canına dişine takacaktır. Ama Sky’ın İtalyan bisikletçisi Gianni Moscon’la finişe ulaşmak istediği de biliniyor. Geçen yılın başaltı ismiyken yarışı kazanan Tiesj Benoot, Jens Keukeleire ile birlikte Lotto Soudal’in iki favorisinden biri. Onu zorlayacak isimlerin başında tabii ki dünya şampiyonu Alejandro Valverde ile onun Fleche Valone’daki hegomanyasını kıran Julian Alaphilippe, bir kez burada şampiyonluk elde eden eski kurt Phillippe Gilbert, İtalya’ya burada da zafer yaşatmak isteyen Vincenzo Nibali, bir keresinde zorlu son metrelerde liderliği kaybeden Gianluca Brambilla, Rafal Majka, Greg van Avarmaet, Jakob Fuglsang ve arz-ı endam ederse Peter Sagan geliyor. Kısacası favori çok, yarış harika!