Mobilemenu
Profile

Su Altında Kalmış En Bilindik 5 Şehir

Aslan Şehri, Çin

Dünyanın en görkemli sualtı kenti olarak kabul edilen Çin Aslan Şehri kesinlikle gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor. 1950’li yıllarda hidroelektrik istasyon kurulumu sırasında bilinçli olarak sualtında bırakılan şehrin tarihi 1500 yıl öncesine kadar uzanıyor.

Çin’in doğu eyaletlerinden Zhejiang’da bulunan Qiandao gölünde yer alan bu antik şehirde neler yok ki? 62 futbol sahası genişliğinde bir alana inşa edilen Aslan Şehri, 5 tane girişe sahip. Altı tane ana caddesi olan kentte İskenderiye’de bulunan heykellerle yarışacak güzellikte heykeller ve beş tane de kule mevcut. Şehrin yeniden keşfedilmesi ile birlikte son 10 yılda bölgede birçok dalış okulu da açıldı. Turstlerin akın ettiği Aslan Şehri’ne yolunuz düşerse dalış yapmayı sakın ihmal etmeyin.

Port Royal, Jamaika

Efsaneye göre, 1692'de yaşanan yıkıcı bir deprem orijinal Port Royal kentinin yaklaşık üçte ikisini yok etmiş. Eskiden kovboy korsanlarının cenneti olan Jamaika'daki Port Royal'in batıda dünyanın en berbat kenti olduğu söyleniyordu. Bugün ise Port Royal'ın batık kısmı arkeolojik bir hazine olarak kabul ediliyor ve UNESCO Dünya Mirası Koruma listesinde "yerinde eserlerin mükemmel bir örneği" olarak nitelendiriliyor.

Bu şehirde sekiz aşamalı bir yapı bulunuyor ve her ne kadar bugüne kadar keşfedilen kısımları olsa da, o katmanlarda 6 ayrı eski şehrin daha olduğu da tahmin ediliyor. Bölgeden çıkarılan hazine değerinde eserler Kingston'daki Ulusal Müze’de görülebilir. Şehre dalış imkanı da kısıtlı da olsa var.

Dwarka, Hindistan

Lord Krishna antik kenti bir zamanlar sadece bir efsane olarak düşünülmüştü, ancak 2000 yılında keşfedilen kalıntılar eski Hint masalı olarak bilinen bu efsanenin gerçek olduğunu gösterdi.

Hikaye, Lord Krishna'nın altın, gümüş ve çeşitli değerli metallerden yapılmış 70.000 saraydan oluşan ihtişamlı bir şehri olduğunun iddia edilmesiyle başlıyor, her ne kadar o sarayların tamamına ulaşılamasa da, Cambay Körfezi’nde bu efsane şehre dair birçok saray kalıntısı bulundu.

Harabeler, Hindistan'ın yedi en eski kentinden biri olan modern Dwarka koyundaki okyanus yüzeyinin 131 feet altında bulunuyor ve şu an sadece su altı arkeologlarının inmesine izin veriliyor. Şehri gören arkeologlar, harabeleri inanılmaz derecede geometrik olduğunu ve işinin ehli mükemmel mimar ve mühendisler tarafından tasarlandığını belirtmekle yetiniyor.

Tarihi  M.Ö. 7500 yılına kadar giden ve su üstünde bulunan modern Dwarka şehrine kadar gelen bu kentin tarihi masallardan çıkıp çoktan gerçeğe dönüşmüş durumda.

Yonaguni Adası, Japonya

Bugüne kadar uzmanlar, ada açıklarında bulunan su altındaki büyük piramidin insan yapımı mı yoksa yalnızca doğal bir oluşum mu olduğunu hala çözemedi.

Doğal teoriyi destekleyen kanıtlar bulunmakla birlikte, teraslanmış taşlara ve piramit oluşturan üçgen biçimlerine bakınca böyle bir anıtın doğal yollarla oluşabileceğine inanmak oldukça güç. Üstelik araştırmalar bölgedeki uygarlık tarihinin çok eskilere dayandığını da kanıtlıyor. Ve bu durum eski çağlarda burada yaşayan ve değişik bir dini inancı olan insanların yaşadığı bir antik kent olduğunu ve bu piramitin de o kentin merkezinde olduğuna dair düşünceler yaratıyor.

Piramit, deniz tabanından yaklaşık 250 metre yükseliyor. Evet 250 metre ve iyi haber şu ki dalgıçlar da bölgeyi istedikleri gibi ziyaret edip piramidi görebiliyor.

Pavlopetri,  Yunanistan

Dünyanın en eski sualtı şehri ile listemizi bitirelim. M.Ö. 100 yılında sulara gömülen Pavlopetri’nin bunun öncesinde tam 2000 yıldır ayakta olduğu düşünülüyor.

BBC’nin kente özel yaptığı bir belgeselle daha da popülerleşen Pavlopetri, beş bin yıl önce bir kıyı şehiydi. Fakat yüzyıllar içinde sular yükselince dönemin en popüler liman kenti de sular altında kalmış.

Yapılan araştırmalar, iki katlı evleri, geniş caddeleri, ve son derece iyi tasarlanmış su kanalları ile Pavlopetri’nin Bronz Çağ’ın en planlı ve en gelişmiş şehri olduğunu ortaya koyuyor.