Mobilemenu
Profile

Tarihin En Korkusuz 5 Kadın Sporcusu

Mabel Stark

Mabel Stark dünyadaki ilk kadın kaplan antrenörüydü. Stark, okulundan fırsat kaldıkça hayvanat bahçesine giden ve özellikle büyük kedilere hayran olan bir genç kızmış.

Büyüdüğünde hemşire olan Mabel ilk fırsatta bir sirkte iş buldu ve hemen ardından bir kaplan antrenörü ile evlendi. 1916’da o da kaplanlarla çalışmaya başladı ve onu bu yazının da konusu yapan gerçek hayatı başladı. Bu vahşi hayvanlarla oldukça iyi bir iletişim kuran Mabel, birçok kez yaralanmasına rağmen işinden vazgeçmedi.

Emekli olduğu 1968 yılına kadar hep büyük ve vahşi kedilerle çalıştı. Vakit bulduğu sürelerde ise çalıştığı sirkte slackline konusunda uzmanlaştı ve gösterilerine büyük kediler dışında ip üstünde yürümeyi de ekledi. 52 yıl boyunca sirklerde çalışan Mabel gösteri dünyasının en önemli simalarından birine dönüştü.

Helen Gibson

Helen Gibson, Hollywood tarihindeki ilk dublör kadını olarak kabul edilir. Aslen bir at binicisi olan Helen, at yarışları ve gösterilerinde sıklıkla boy gösterdi.

Daha sonra bir rodeo yıldızı ile evlenen Helen, at sırtında yapılabilecek her türlü sporu yaptıktan sonra bu kez soluğu Hollywood’da aldı. At üstünde yaptığı tehlikeli hareketler yavaş yavaş sanayileşip büyüyen Hollywood’un dikkatini çekmişti.

Kendisinden ilham alan Hazards of Helen filminde rol alan Helen bu filmdeki bir sahnede hareket halindeki bir römorktan yine hareket halindeki bir trenin üstüne atladı. Sahne harikaydı ama Helen yere düşmüş ve ciddi yaralanmıştı ama o asla vazgeçmedi ve iyileştikten sonra dublörlük kariyerini sürdürdü. Hollywood tarafından birçok törende onurlandırıldıktan sonra 86 yaşında hayatını kaybetti.

Lillian Boyer

Havacılığın ilk günlerinde, sadece bir uçağa binmek bile cesaret eylemi sayılıyordu. Ama Lillian Boyer’in yaptığı uçmaktan bile fazlasıydı. Belki de bilinen ilk ekstrem spor kahramanı olan Lillian’ın en favori şeyi uçakların kanatlarına tırmanmaktı. Ama sıkı durun, sabit bir uçaktan söz etmiyoruz, havalanan bir uçağın kanadında çeşitli akrobatik hareketler yapmaktan hoşlanıyordu.

Uçak kanadındaki iplere tutunarak sarkan, taklalar atan hatta ipe sarılıp atlayarak bir nevi skydiving’in de temellerini üstelik 1922’de atan bu inanılmaz kadın güzelliğiyle de epey nam salmıştı.

Aslen bir jimnastikçi olan Lillian “kanat akrobatı” unvanını alırken dünyanın en popüler insanlarından birine dönüşmüş ve o günün teknolojisi ile birçok görüntü ve fotoğrafı çekilmişti.

Maria Spelterini

Yıl 1876, 23 yaşındaki Maria Spelterini, Niagara Şelaleleri boyunca uzanan bir telin zerinde yürüdü ve bunu başaran ilk kadın oldu. Yürüdüğü tel 2.5 inç çapındaydı.

Tel üstünde yürüdükten sonra meydan okumayı biraz daha artırmaya karar verdi ve bu kez ayağına geçirdiği şeftali sepetleri ile bu kez geri geri yürümeye başladı. Üstünde göz kamaştırıcı bir elbise vardı ve yaptığı şeye kimse inanamıyordu.

Aslına bakarsanız bugün bile Maria kadar cesaretli ve korkusuz bir şekilde bir telin üstünde ileri ve geri yürüyen sporcu pek yok. Bu işi sıfır önlem ve ekipmanla yaptıktan sonra kahramana dönüşen Maria’nın akıbetini ise hiç kimse bilmiyor. Bu harika sporcunu nerede yaşamaya devam ettiği ya da nerede öldüğü hala bir sır.

Dolly Shepherd

Dolly, tarihin ilk paraşütçü kadınlarından biriydi. 1905 yılından itibaren paraşütle atlama yapmaya başlayan Dolly ilk olarak yükselen bir sıcak hava balonunun içine giriyor ve yaklaşık 12.000 feet yükseldikten sonra atlayış yapıyordu.

Paraşütle atlama teknolojisinin henüz gelişmediği, aynı şekilde bilim çok ilerlemediği için oksijen farkının hesaplanmasının zor olması nedeniyle sıklıkla sporcuların geçici felçler yaşadığı yıllarda Dolly en yetenekli isimlerden biriydi. Birçok arkadaşı teknik sorunlar nedeniyle sakatlanmış hatta ölmüştü ama Dolly bu sevdasından hiç vazgeçmedi. 96 yaşında öldüğünde dünyanın birçok yerindeki paraşüt kulübü tarafından onurlandırılmıştı.