Mobilemenu
Profile

Tatile Gitmemeniz Gereken 5 Yer

Müzeleri, tarihi mimarisi ya da eşsiz doğal yapıları ile öne çıkan  geleneksel turistik yerleri unutun. “Dark Tourism” denilen tehlikeli ve korkutucu yerlere ev sahipliği yapan lokasyonlara yapılan geziler bir nevi gidilmesi gereken yerlere alternatif olarak “gidilmemesi gereken yerler” diye yeni bir tür oluşturuyor. İşte dünyanın dört bir yerinden gitmeyi pek tercih etmeyeceğiniz dark tourism bölgeleri.

Babenhausen Kışlası, Almanya

Almanya'daki Hessen kentinin yakınlarında yer alan Babenhausen Kışlası, II. Dünya Savaşı'nda askerlere ev sahipliği yapmak için kullanılmıştı. Savaştan sonra barakalar kullanım dışı bırakıldı ama burası yine de ziyaret edilmeye devam etti. Ancak bu binayı karanlık bir turizm lokasyonu yapan şey, paranormal aktivitelerin sık sık ortaya çıkması. Alman askerlerinin hayaletlerinin etrafta dolaştığı söylentisi de bölgeye yayılınca bölgenin turizm damarı da kesilmiş.  Kendiliğinden açılıp kapanan ışıklar ya da tuhaf sesler de dedikoduların üstüne tuz biber ekince Babenhausen Kışlası tam bir karanlık turizm lokasyonu haline gelmiş. 

Leap Kalesi, İrlanda

13. yüzyılda İrlandalı O’Bannon klanı tarafından inşa edilen Leap Castle, uzun ve kanlı bir tarihe sahip. Şimdi Bloody Şapeli olarak bilinen kale şapelinin şiddet dolu bir tarihi var. Birçok insanın esir tutulduğu ve öldürüldüğü kale bugün bile o acımasız günlerin izlerini taşıyor. Burası turistik olarak sık ziyaret edlen bir yerdi fakat bu kanlı geçmiş ile ilgili tüm ayrıntıların ortaya çıkması ve akabinde çıkan hayalet dedikoduları tatilcileri bölgede gezmekten caydırmaya başlamış. Tüm bunlar yetmezmiş gibi yakın zamanda kalenin derinliklerinde bulunan zindanda ortaya çıkan 15. yüzyıldan kalma kemikler kalenin kötü ününü daha da artırmış.

Belchite, İspanya

Zaragoza'nın yaklaşık 25 kilometre güneydoğusunda bulunan bir köy olan Belchite, sakin ve huzurlu bir yer olarak biliniyor. Bölgedeki bisiklet turları nedeniyle sık sık ziyaret edilen ve üzerinden geçilen köy ucuz ve yerel mutfağıyla da ilgi görüyor. Fakat köyün pek konuşulmak istenmeyen tarihi sır gibi saklansa da etkilerini hala gösteriyor. 1809 yılının Haziran ayında, Yarımada Savaşı'nda Fransız ve İspanyol güçleri Belchite yakınlarındaki María Savaşı'na karşı karşıya gelmiş ve köy bir ölüm tarlasına dönmüştü. Benzer bir durum 1937 Ağustos ve Eylül ayları arasında, İspanya İç Savaşı sırasında da yaşandı. 1939'dan sonra savaşın bir anıtı olarak hayalet bir köy olarak kalan Brechte terk edildi ve yakınlarına aynı adlı yeni bir köy kuruldu. Eski köyün ürkütücü atmosfere sahip kalıntıları, popüler bir turistik cazibe merkezi haline geldi ve birkaç filmde çekim mekânı olarak kullanıldı. 

Bran Şatosu, Romanya

Romanya'nın hemen ortasında yer alan bu gizemli şato, iddiaya göre, III. Vlad’in ya da bilinen lakabıyla Dracula’nın yaşadığı yerdi. 15. yüzyıldan kalma zalim bir Rumen hükümdarı olarak bilinen Vlad, hayatı boyunca düşmanlarına yaptığı inanılmaz işkence taktikleri ile anıldı. Ona asıl şöhretini kazandıran ise bu efsaneleri kitaplaştıran Bram Stoker oldu. 1897 tarihli gotik korku romanı Dracula’daki vampir ilhamını Vlad’dan ilham aldı. Sonuç olarak, Bran Şatosu dünyanın her yerinden gelen korku hayranları için en popüler turistik yerlerden biri oldu.

Stull mezarlığı, Kansas, ABD

 

Douglas County, Kansas'ta küçük bir kasaba olan Stull'da bulunan bu mezarlık, “Cehenneme açılan bir geçit” adıyla bir şöhrete sahip. Hatta o kadar ki Papa II. John Paul'un uçağının Colorado'daki bir manzaraya doğru yola çıkarken bu bölgenin üstünden geçilmesini istemediğine dair bir efsane bile var. Elbette tüm bu dedikodular bölgenin turizm değerini de ikiye katlamış ve mezarlık, özellikle Cadılar Bayramı'nda birçok meraklı turistin  ziyaret ettiği bir yer haline gelmiş. Mezarlığa giriş yapmak yıllardır yasak ve  izinsiz giriş yapanlar 1.000 dolar ve altı aylık hapishane cezası gibi yaptırımlarla karşı karşıya kalıyor. Peki mezarlık neden mi bu kadar popüler? Elbette içinde onlarca hayaletin gezdiğine inanılıyor.