Mobilemenu
Profile

Terry Fox: Kansere Karşı Protez Bacakla 6 Bin Kilometre!

2010 Vancouver Kış Olimpiyat Oyunları’nın açılış töreninde 73 yaşında bir kadın Olimpiyat bayrağını taşıyordu. Kanser hastalığı konusunda çalışmalar yapan aktivist Betty Fox, bu törenden tam 30 yıl önce henüz 23 yaşındaki oğlunu kanserden kaybetmenin acısını yaşamıştı. Betty Fox’un o gün üzüntüsünü yüzünden okumak için aşırı özen göstermenize gerek yoktu, tıpkı gözlerindeki gururu görmek için çaba göstermenize gerek olmadığı gibi. Hayatını kaybetmesinin üzerinden 30 yıl geçen oğlunun Kanada’da bıraktığı izdi bu duyguları yaşamasına sebep olan…

Terry Fox ilkokuldayken ayakları yere değmeyen, çelimsiz bir çocuktu. Birisi size onun boş zamanlarında ne yaptığını sorsa, vereceğiniz son cevap basketbol olurdu. Fakat azimli olacağı henüz o yaşlarda belliydi. Gece gündüz çalışarak dokuzuncu sınıfa geldiğinde basketbol takımına girmeyi başardı. Lise son sınıftayken ise takımın kaptanı ve okulun yıldızıydı. Annesi, yıllar sonra Terry’yi “İçinde rekabet olan bir şeyde kaybetmekten nefret ederdi” diye anacaktı. Hayatını basketbola adayan Terry bir süre sonra bacağında şiddetli ağrılar hissetmeye, öyle ki yataktan dahi kalkamamaya başladı. Hastaneye kaldırıldığında kemik kanseri teşhisi konuldu. Kısa süre sonra ise yayılan kanser sebebiyle doktorlar bir bacağını, dizinin 15 santimetre üzerinden kesmek zorunda olduklarını söylediler. Hastanede geçirdiği süre boyunca diğer kanser hastalarıyla iletişime geçti. Birçoğu geleceğinden umutsuzdu zira sayılı günlerinin kaldığını biliyorlardı. Terry’ye ilham olan da bu hastalardı. Yine hastanedeyken, ampute bir atletin New York Maratonu’nu tamamladığını okumuş ve bundan çok etkilenmişti. Yıllarca peşinden koştuğu hayali gerçek olmuşken aldığı haber birçok insanı yıkabilirdi ama onun tepkisi farklı oldu. Hiçbir şeyin çaresiz olmadığını, yeterince kaynak ayrıldığı takdirde kansere de bir çözüm bulunacağına inanıyordu. İnsanların dikkatini bu amansız hastalığa çekmek ve her yıl katlanarak artacak bir yardım toplayabilmek için Kanada’yı boydan boya koşmaya ve Atlantik Okyanusu’ndan aldığı suyu Pasifik Okyanusu’na dökmeye karar verdi. Bu koşu sırasında da gittiği her köyde, kasabada ve şehirde kanser araştırmaları için bağış toplayacaktı. O dönem 24 milyon insanın yaşadığı Kanada’da her vatandaştan 1 dolar gibi sembolik bir bağış toplama hedefi vardı.

Ekim 1979’da Kanada Kanser Derneği’ne bir mektup gönderdi. Mektubunda amacından ve yardım toplayacağından bahsediyor; engelini yenebileceğine ve son metrelerine sürünerek girse dahi koşuyu tamamlayacağına söz veriyordu. Ancak derneğin sponsorluğuna da ihtiyacı vardı. Başta ikna olmayan dernek, Terry farklı sponsorlar bulduktan sonra projeye dahil olmuştu. Dernekle eş zamanlı olarak büyük markalara da mektup gönderen Terry; Ford, Imperial Oil ve Adidas’ı ikna etmişti. Bu firmalar araç, yakıt ihtiyacı için para ve ayakkabı desteğinde bulunacaklardı. Bir yandan ailesi de tezgah açıp kendi yaptıkları ürünleri satarak ya da dans gösterileri düzenleyerek projeye kaynak yaratıyorlardı.

Yarış öncesi yaptığı ilk antrenmanlarda o kadar sık düşüyordu ki çevresindekilerin dikkatini çekmişti. Bir kadın, antrenörüne seslenerek “Götürün bu ucubeyi buradan!” diye bağırmış, bu Terry’yi hem motive etmiş hem de üzmüştü. O günden sonra antrenmanlarını insanlardan uzak, gecenin bir yarısı yapmaya başladı. Bu antrenmanlar tam 18 ay sürdü ve yaklaşık 5 bin kilometre koştu.

Ben bir hayalperest değilim, kanserin kesin tedavisini bulacağımı da söylemiyorum. Ancak acılar son bulabilir. Mucizelere inanıyorum.” –Terry Fox

12 Nisan 1980’de, henüz 22 yaşındayken Kanada’yı boydan boya geçeceği koşusuna start’ı ülkenin doğusundan verdi Terry Fox. Her ne kadar 6 bin 500 kilometrelik maraton tüm insanlar için zor olsa da Fox’un tek bacakla çıktığı bu yolculuk daha da zordu. 143 gün boyunca günde ortalama 42 kilometre koştu. Ancak maraton Terry’yi epey yormuş hastalanmasına sebep olmuştu. Beşinci aya girdiğinde sürekli öksürmeye başlamıştı. Doktorlar ilk başta soğuk algınlığına yakalandığını düşündüler fakat durumu çok daha ciddiydi. 144. günde, 33 kilometre koştuktan sonra daha fazla koşamayacağını söyledi. Hemen hastaneye götürüp tetkiklerini yaptılar. Bacağı kesilmesine rağmen kanser durmamış, akciğerine de sıçramıştı. Bir kez daha istediklerini yapmaya başlamışken kanser karşısına çıkmıştı. Neredeyse her gün bir gazetenin manşetini süslemesine, televizyonlarda haber olmasına ve Kanada dışında da tanınmaya başlamasına rağmen tekrar koşması artık imkansızdı, Umut Koşusu bundan sonra Terry Fox’un adımlarıyla büyümeyecekti.

O güne dek tam 1.7 milyon dolar bağış toplamıştı. Sosyal medyanın, kredi kartlarının olmadığı, tanıtım imkanlarının ise kısıtlı olduğu bir dönemde bu rakam inanılmazdı. Topladığı miktardan daha çok insanların farkındalığının artmasına seviniyor, bu farkındalığın cömertliği de beraberinde getireceğini düşünüyordu. Haksız da çıkmadı. Koşuyu bırakmak zorunda kaldıktan sadece bir hafta sonra, ulusal bir kanal Fox’un bıraktığı bayrağı devralarak Kanada Kanser Derneği’ne iletilmek üzere bağış toplanması için kampanya başlattı. Ünlülerin de destek verdiği bu kampanya sayesinde, 5 saatte tam 10.5 milyon dolar toplandı. Devam eden aylarda Fox birkaç kez daha kemoterapi aldı fakat kanserli hücrelerin vücuda iyice yayılmasını önlemedi bu tedaviler. Bu sırada Papa İkinci John Paul bir telgraf yollayarak kendisi için dua ettiğini, moralini yüksek tutmasını söyledi.

Hastalığının ilerlediği dönemde verdiği bir radyo röportajında, ayağını kaybettikten sonra hayatı daha ‘heyecan verici ve ilgi çekici’ bulduğunu söyledi. Kimsenin kendisine acımasına izin vermiyor aksine insanlarda hayranlık uyandırıyordu. Ayağını kaybettikten sonraki tutumu, ülkesinde engellilere olan bakış açısını ve toplumda ele alınış biçimlerini değiştirmişti.

Ölümünün ardından 1981’de ilki düzenlenen Terry Fox Umut Koşusu’na 60 ülkeden tam 3 milyon kişi katıldı. O günden bu yana 600 milyon doların üzerinde bağış toplandı. Hayatını anlatan iki de film yapıldı. 1999’da ülke genelinde yapılan bir ankette Fox, Kanada’da tüm zamanların en büyük kahramanı seçildi. Günümüzde Umut Koşusu, her yıl 500’den fazla noktada kanser araştırmalarının daha modern şartlarda yapılmasını sağlamak için fon yaratmak amacıyla düzenleniyor. Ankara ve İstanbul’da da düzenlenen Umut Koşusu’nda her yıl hatırı sayılır miktarda yardım toplanıyor.