Mobilemenu
Profile

Turbo Training Antrenmanlarında Yapılan 10 Hata

Rastgele sürme

Trainer’ı akıllıca kullanırsanız ondan ciddi bir fayda sağlayabilirsiniz. Ama bunu canınız sıkıldığında selesine atlayıp kafanıza göre pedal çevirerek yapamazsınız. Bunun için ilk olarak bir FTP (Fonksiyonel eşik gücü) testi yaptırıp bir plan hazırlamalı ve bir hedef belirlemelisiniz. Çevrimiçi trainer programlarını kullanarak sıkılmadan antrenmanlarınızı yapmalısınız. Böylece %15’e kadar performans artırımı elde edebilirsiniz.

Turboyu sıkıcı olarak görme

Eskiden, o zamanın adıyla kondisyon bisikletlerinde pedal çevirmek gerçekten sıkıcıydı. Home trainer’ların ilk dönemlerinde de aynı dertten muzdariptiniz belki ama gelişen teknoloji, birazcık para harcamayla büyük bir şenliği evinize getirebiliyor. Zwift ve Smart Turbos gibi çevirim içi, multiplayer antrenman programları sayesinde sanal da olsa yarışlara, kapışmalara, rekabete girip hem eğlenir hem de fiziksel olarak güçlenirsiniz.

Canını çıkartma!

Turbo oturumları doğaları gereği kısa ve keskindir. Cazibesi eforu maksimuma çıkartıp, orada tutup yaklaşıp bir saat boyunca devam ettirmektir. Ama bunu yaparken haftada iki kezden fazlasına heveslenmeyin. Havalar çok kötü gitti ve yağmurdan burunuzu çıkartamıyorsanız ve pedal çevirmeden duramıyorsanız o zaman haftada 4 veya 5 kez yaparken, antrenman dozajını düşürün. Daha kısa süreler ve daha az yoğunluk…

Sosyal medyada antrenman yapma

Zwift ve Smart Turbos, diğer çevrimiçi antrenman platformları faaliyetlerinizi Strava, Facebook, Twitter gibi sosyal medya devleriyle paylaşmanızı sağlar. Her gün en iyi dereceleri yapmak zorunda değilsiniz; antrenman yaparken inişli çıkışlı günlere de ihtiyaç var. En iyisini yapıp sosyal medyada yayınlamak için boşuna kendinizi harap etmeyin.

Zamanlama hatasına düşme

Home trainer’larla çalışmanın tadı çevrimiçi antrenman programlarını kullanıp, dev ekranda örneğin Mont Ventoux’yu tırmanırken çıkar. Bunun için turbonuzu salona getirip televizyonunun önüne kurmadan önce ev ahalisinin biraz sonra kendi programları için kumandayı kapmalarına engel olamaz (kumanda peşinde koşarken tempoyu kaybedersiniz) ve Kaşif Dora’yı izleyerek pedal çevirmek zorunda kalabilirsiniz!

Çok yeme

Turbo trainer’ların kısa ve sert antrenmanlı doğası vücudunuzu enerjiyi karbonhidratlardan toparlama eğilimine sokar. İşiniz bitip duşunuzu aldığınızda kendinizi kurt gibi aç hissedersiniz. “Nasıl olsa spor yaptım” kafasıyla yarım ekmek köfteye abanırsanız kilo alıp yağlanabilirsiniz. Antrenmandan hemen sonra yemek için henüz tokken, sakin kafayla uygun bir mönü hazırlayın ve onu tüketin.

Rüzgarsız kalma

Karşıdan esen rüzgarda bisiklete binmek hiç hoş bir şey değildir ama kapalı bir mekanda, turbo antrenmanı yaparken rüzgarsız kalmak da farklı açıdan sıkıntı yaratır. Bisiklete bindiğinizde kendi rüzgarınızı yaratır ve bedeninizin aşırı ısınmasını engellersiniz. Turboyu kullanırken bir fanla önden serinletici bir rüzgar yaratmazsanız bu sefer aşırı ısınmayla kendinizi tam anlamıyla yakarsanız!

Suluğu unutma

Bisikletle tura çıkarken ön hazırlık kısmı genelde kusursuzca yapılır. Jel, bar ya da muz gibi yiyecekler kesinlikle unutulmaz, yedek parçalar sele altı çantasına yerleştirilir ve tabii ki suluk hatta suluklar doldurulur. Evdeyken “Nasıl olsa mutfak şuracıkta” fikrine kapılırsanız susuz kalabilirsiniz. Ön tekerleğe tamlayan ter damlaları, camların buğulanması hep vücudunuzun ısınıp su kaybettiğinin işaretidir. Trainer’dan tempoyu bozma pahasına inip su içmeyi de istemeyeceğiniz için her saat için bir litre suyu suluğunuza koymayı unutmayın.

Komşuları kafaya takma

Turbonuz fazla ses çıkartıyor olabilir. Bırakın çıkartsın. Ses sistemini sarıp sarmalamak pek yardımcı olmaz. Trainer’a özgü lastikler, antrenman paspasları, kulakları ve akşam saatlerinde uslu durmak komşularınızla aranız bozulmadan çalışma yapmanızı sağlar.

Eski teknoloji alma

Bisiklet alırken bütçeyi limitlerinizin köküne kadar zorladığınız, hatta limitlerinizi paramparça ettiğiniz günü hatırladınız mı? Home trainer için belki kendinizi bu kadar sıkıntıya sokmanıza gerek yok ama sırf ucuz diye eski teknolojiye de para harcamayın. Yoksa çabuk sıkılacak ve o parayı çöpe atmış olacaksınız. “Akıllı” adını taşıyan bir home trainer kesinlikle almayın. Yeni nesil turbo eğitimi hoşunuza gitmedi mi; merak etmeyin o eski teknoloji tranier’a göre çok daha çabuk ikinci el piyasasında satabilirsiniz. Zararın neresinden dönerseniz kardır hesabı.

Kaynak: Cyclingweekly.com