Mobilemenu
Profile

Türkiye’nin Downhill Yıldızı: Burak Uzun

Biraz kendini ve downhill’e başlama hikayeni anlatır mısın?

Ben Burak Uzun, 22 yaşındayım. Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği 3. sınıf öğrencisiyim ve 19 yıldır Ankara'da yaşıyorum. Downhill hikayem şöyle başladı. Her çocuk gibi ben de bisikleti seviyordum ancak ilgim daha fazlaydı. Araştırır, bisiklet hakkında bilgi edinirdim. Mesela o zamanlar downhill bisikletin ne olduğunu bilirdim. Bir gün evimizin oraya downhill bisikleti kullanan biri geldi. O zamanlar ilkokuldaydım ve Türkiye’de downhill bisiklet bulmak çok zordu. Şans işte! İlk kez deneyimleme fırsatı elde ettikten sonra adeta aşık olmuştum. O yaz Red Bull Rampage 2008’i izlemiştim ve düşündüğüm şey: “İşte bu benim sporum!” oldu. Maddi boyutundan haberim vardı. İlk zamanlardaki bisikletim gerçekten çok kötüydü. Liseye girince başlangıç modeli “dirt jump” bisikleti aldım ve inişlere, kendime parkurlar yapmaya başladım, tekniğimi geliştirmeye çalıştım. Bundan 6 yıl sonra üniversiteye girince de hayalimdeki bisiklete kavuştum.

Downhill disiplininde en çok sevdiğin şeyler neler? Diğer disiplinlerde de iyi misin?

İşin içinde hız olması downhill’i sevme nedenlerimden biri. En sevdiğim yönü ise düz yolda hantal olan bisikletin araziye girdiğin ve inişe geçtiğin anda çok daha çevik olması. Downhill-freeride’ın yanında hobi olarak “dirt jump – street” dalı ile ilgileniyorum. Downhill için gerçekten iyi bir ön hazırlık oluyor. Downhill’i daha çok seviyorum ancak dirt jump olmasaydı downhill de olmazdı.

Şu an hangi bisikleti kullanıyorsun? Sana göre iyi bir downhill bisikletinin senin için en önemli, olmazsa olmaz özellikleri neler?

4 senedir Specialized Demo 8 1 kullanıyordum. Yeni downhill bisikletim CUBE Two15 . Dirt jump bisikletim ise NS Bikes Majesty. Downhill bisikletinin yere yakın olması ve “reach” dediğimiz yani sele ile gidon mesafesinin kısa olması benim için artı özellik çünkü kontrolüm artıyor. Böylece inişte ve hareket yaparken daha rahat ediyorum…

Türkiye’de hangi yokuşlarda, tepelerde pedallıyorsun en çok? Sence dağlarımız tepelerimiz bu iş için uygun mu?

En çok Ankara'da kendi yapmış olduğum parkurlarda iniş yapıyorum. Bunun dışında Kapadokya'yı çok seviyorum. Burası güzel deneyimlerimin olduğu bir coğrafya, adeta doğal bir park gibi. Ülkemizde sürmekten en çok keyif aldığım yer burası. Nadir olarak Uludağ, Olympos-Tahtalı, Erciyes Dağı’nda sürüşler yapıyorum. Ülkemiz bu iş için çok elverişli ancak bu spor için “bike park’lar” olmak zorunda.

Aynı zamanda yurt dışında antrenman yaptığını da biliyoruz. Nerelere gidiyorsun en çok? Ve neden buralar?

Downhill için şu ana kadar Bulgaristan, Borovets'e gittim. Ülkemize yakın ve maliyetinin daha düşük olması ile tercih nedenlerimin başında geliyor. Güzel parkurlara sahip, eğlenceli ve geliştirici diyebilirim. En çok gitmek istediğim yer ise Kanada'da bulunan Whistler Bike Park. Dünyanın en iyi parkı!

Dirt jump için ise Barselona, La Poma Bike Park ve Zürih Indoor Bike Park’a gittim. Ülkemizde maalesef kendimi geliştirebileceğim bir yer mevcut değil. 2016 yazında açılan Erciyes Bike Park var. Oranın birkaç sene içinde oturacağını düşünüyorum.

Kendini geliştirmek için ne sıklıkta antrenman yaparsın? Bisiklet haricinde başka sporlar da yapıyor musun?

Sürmeye çıktığım günlerde bazen 5 bazen yarım saat sürüyorum. Okul temposu ve hava durumuna göre değişiyor. Sadece sürmek de değil sürebilmek için elimde kazma kürekle saatlerce kendime parkur yaptığım da oluyor. Bu şart! Bisiklet haricinde haftada 3 gün fitness yapıyorum. Hacim kazanmak yerine daha çok kondisyon amaçlı çalışmalar yapıyorum. Ayrıca doğa yürüyüşleri yapmayı da çok severim.

Hacettepe Üniversitesi koridorlarında bisikletinle turladığın bir video nedeniyle okuldan bir uyarı da almışsın. Bisiklete bindiğin en ilginç yer burası mıydı? Yoksa daha farklı yerler oldu mu? Tabii disiplinin nedeniyle dağlar ve tepeleri senin için normal kabul ediyoruz…

Evet, derslikte bisiklete bindiğim için uyarı almıştım (gülüyor). Daha önce bir alışveriş merkezinde yarışmıştım. Merdivenleri kullanarak en yukarıdan en aşağıya inmiştim. İlgi büyüktü…

Aynı zamanda bu üniversitede Jeoloji Mühendisliği bölümünde okuyorsun. İleride bu iş üzerine mi yoğunlaşacaksın yoksa downhill’de ilerlemek mi istiyorsun?

Okuduğum bölümü gerçekten çok seviyorum çünkü dersi benim bisikleti sürdüğüm ortamda işliyoruz (gülüyor). Downhill için gerçekten çok emek verdim ve vermeye devam edeceğim. Hayat bana tek seçim şansı tanımadıkça bırakmayı düşünmüyorum.

Peki, şehirde ulaşım için bisiklet kullanıyor musun? Bisiklet yollarının kısıtlı olması seni zorlamıyordur herhalde. Şaka tabii…

Tabii ki ulaşım için de bisiklet kullanmaktayım. Bisikletim yokuş için uygun olsaydı daha çok kullanırdım. Bisiklet yolunu bulmak zaten pek mümkün değil ama benim için pek bir sıkıntı olmuyor!

Türkiye’de bu alanda yaşadığın şampiyonluklar bulunuyor. Peki, yurt dışında yarışlara katılıyor musun? Ülkemizdeki yarışları kendin için yeterli görüyor musun?

2016’da Erciyes’te Türkiye Downhill şampiyonu oldum. 21 Mayıs’ta da ilk yurtdışı tecrübemi gerçekleştirdim. Bulgaristan, Gabrovo'da Urban Downhill Yarışı’na katıldım ve 8. oldum. Daha da iyisi olacağına adım gibi eminim, bunu özellikle belirtmek isterim! 2017 yazında başka yarışlara da katılacağım. Ülkemizde yarışların olması güzel ancak üzülerek söylüyorum ki yetersiz. Çok çalışmalıyız!

Ülkemizdeki insanların çok da aşina olmadığı bir şey yapıyorsun. Çevrenden aldığın tepkiler nasıl oluyor?

Downhill yaparken insanlar zaten bunu gözlemleyemiyor ancak şehir içinde tepkiler çok değişken. “Düşüp bir yerini kıracaksın” diyen de var, “Çok havalı” diyen de. Saçma bulan da var izlemekten keyif alan da...

Ülkemizde ve dünyada beğenerek takip ettiğin isimler var mı?

En sevdiğim sürücü Brandon Semenuk diğer sevdiğim sürücüler ise: Aaron Chase, Matt MacDuff, Cam Zink...

Sponsorun olan ve buradan teşekkür etmek istediğin markalar var mı?

CUBE TR, Ride%100 TR, Magura TR ve desteklerinden dolayı Red Bull Türkiye'ye teşekkür etmek isterim.

İlerisi için planların ve hayallerin nelerdir?

Bu sporun sonu yok. İyinin iyisi var. Çocukken birlikte sürmeyi hayal ettiğim sporcular şu an arkadaşım. Hayaldi, gerçek oldu. Bu sporda dünya genelinde iyi yerlerde olmak hedeflerim arasında. O yüzden hayal etmeye ve çalışmaya devam!

KISA KISA

En sevdiğim motivasyon şarkım:

Favori spor filmim: Rad Company

En sevdiğim besin: Kırmızı et