Mobilemenu
Profile

Ünlü Disney Eserlerinin İlham Aldığı 5 Yer

Animasyon aleminin önde gelen şirketlerinden Disney, sadece çocukların değil, büyüklerin de keyifle izlediği eserleriyle yıllardır gönülleri fethediyor. Gerek Kırmızı Başlıklı Kız, Güzel ve Çirkin gibi dünyaca ünlü masalları beyazperdeye taşıyor, gerekse de Oyuncak Hikayesi, Karlar Ülkesi gibi özgün anlatıları. Canlı renkler ve ışıl ışıl tasarımlarla gözlerimizin bayram etmesine vesile olan firma sanatçıları, esin kaynağı olarak çok farklı şeylerden besleniyor. Mesela “Ben burayı bir yerlerden hatırlıyor gibiyim” hissi yaratması çok olası olan yerler, bazen filmin tam merkezine yerleştirilmiş, bazen de arka planda bir detay olarak aniden önümüze fırlayıveriyor. Disney yapımlarının ilham aldığı ilginç yerlerden 5 tanesini listeledik.

Neuschwanstein Şatosu

Fotoğraflara dikkatlice bakan gözlerin The Sleeping Beauty (Uyuyan Güzel) ve Cindirella (Külkedisi) filmlerinde yer aldığını hemen fark edebileceği bu şato, Almanya’nın Bavyera eyaletinde bulunuyor. Bavyera kralı II. Ludwig tarafından ev olarak kullanılma niyetiyle 1869 yılında inşası başlatılan şatonun, halka açılması ise 1886’dan sonrasına tekabül ediyor. Gerçekten masallardan fırlamış gibi duran şato, her yıl ortalama 1.3 milyon ziyaretçiyi koridorlarında gezdiriyor. Odalar arasında dolaşırken, prensesi uyandırmaya gelmiş bir prensle karşılaşma olasılığınız ise epey yüksek.

Notre Dame Katedrali

Paris’in imza katedrallerinden biri olan Notre Dame, Seine Nehri’nin kıyısında bulunuyor. Fransız Gotik Mimarisinin parmakla gösterilen bu eseri; Disney’in, Victor Hugo’nun aynı isme sahip klasiğinden uyarladığı “Notre Dame’ın Kamburu” filminde kendini göstermişti. Kambur Quasimodo bu katedralin içinde yaşıyordu. Filmin evreninden çıkıp dünyaya geri dönerek; 1345 yılında tamamlanan binanın, zamanın yıpratıcı etkilerini üzerinden atmak için, yıllar içerisinde birkaç kez restore edildiğini belirtelim.

Chillon Şatosu

Masal dünyasının karakterleri genelde şatolarda yaşadığından, Disney de film tasarımını yapmadan evvel, dünyadaki göz kamaştırıcı şatoları şöyle bir gözden geçirmeyi ihmal etmiyor elbette. İsviçre’deki Cenevre Gölü’ne nazır Chillon Şatosu da, bu çeşit bir araştırmaya maruz kalmış sanırım. Çünkü The Little Mermaid (Küçük Deniz Kızı) filminde Ariel’e aşık olan Prens Erik’in şatosu, tam olarak buradan esinlenmiş. Ancak Chillon Şatosu, deniz kızlarına aşık olan prenslere yaptığı ev sahipliğiyle değil, inşa edildikten sonra bir hapishane olarak hizmet vermesiyle tanınıyor.

Angel Şelalesi

Dünyanın en yüksek çağlayanı olma nişanını göğsünde taşıyan Angel Şelalesi Venezüella’da bulunuyor. 979 metreden aşağıya dökülen bu devasa doğal güzellik, Disney’in Pixar ortaklığında 2009 yılında çektiği, iki Oscar’lı Up (Yukarı Bak) filminde yer alan Cennet Şelalesi’nin çıkış noktasını oluşturmuş. Filmin yapım ekibinin, ön prodüksiyon aşamasında Venezüella’ya gidip bölgede tonlarca çizim yaparak, taslak oluşturduğu biliniyor. Niagara’dan 15 kat daha uzun olan bu şahane şelale dururken, başka bir yere gitmeleri pek akıl kârı olmazdı zaten.

Nærøyfjord – Dar Fiyort

Listeyi daha yakın tarihli bir eserle sonuçlandırmak adına, 2013 yapımı olan Frozen (Karlar Ülkesi)’na bir bakalım. Soğuk ve kar alanında İskandinav ülkelerinin yetkinliği malum. Hal böyle olunca, adı Karlar Ülkesi olan bir filmin İskandinavya’nın göz bebeği olan Norveç’ten bir şeyler esinlenmesinde şaşırtıcı bir taraf olamaz tabii. Fiyort ülkesi Norveç’in, adından kendini ele verdiği gibi, en dar fiyordu olan bu fiyort, filmde Arendelle Krallığı’nın bulunduğu yer olarak görünüyor.