Mobilemenu
Profile

Yaz Kampında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çadırın Yerine Özen Gösterin

Klasiktir ama en başta söyleyelim. Yaz kurak bir mevsim olduğundan bir günden fazla aynı yerde kalacaksanız çadırın yerini her gün değiştirin. Zira yattığınız alandaki bitki örtüsü ezilecek, sonrasında da su görmeyeceği için orası kelleşecektir. Çadırı kurarken sonraki saatlerdeki güneş ve gölge hareketlerini de tahmin etmeye çalışın. Sonra sabahın 6’sında sıcaktan uyanmak zorunda kalmayın!

Aman Yiyecekleriniz Bozulmasın

Kampa giderken uzun ömürlü konserveler, kuru gıdalar, hazır çorbalar götürülür. Aslen doğal yaşamla ters düşen bu anlayışın temelinde aç kalma korkusu kadar taze yiyeceklerin bozulma riski vardır. Yaz sıcaklarında bu risk daha da artar. Geçtiğiniz yerlerden yerel ürünler alıp kampınızda mideye indirmeye kararlıysanız şunlara dikkat ederek gurme keyfine devam edebilirsiniz. Isı yalıtımlı özellikli çanta edinerek bazı yiyecekleri burada saklayın. Alışveriş yaptığınız yerden buz almak günübirlik bir yaklaşım olarak iş görür; şişesinin içinde dondurulmuş sular daha geç erir, onları tercih edin. Hiç olmadı bozulması muhtemel kayıntıyı bir havluya sarıp çantanızın dibine koyun. En azından kendi ısısını koruyarak bir süre daha taze kalabilir.

Erken Kalkın

Kamp yapıyorsanız yürüyüş de yapıyorsunuz demektir. Bunun için güneşin ilk ışınlarıyla kalkın, hafif bir kahvaltı edin, kampı toplayın ve yürümeye başlayın. Zaten saat 10 olduktan sonra güneş yürüyemeyeceğiniz kadar sizi ısıtacak. O zaman gölgelik bir yere kampınızı kurar ve Hobbit’ler gibi ikinci kahvaltınızı uzun uzun yaparsınız!

Güneşe Dikkat Edin

Ne kadar dikkat ederseniz edin güneş sizi yukarılardan direkt, yansıyan ışınlarıyla da yerden yakabilir. Bunun için yüksek koruma faktörlü kremlerden almadan yola çıkmayın. Bunları gölgede sürün, biraz bekleyin, güneşe öyle çıkın. Unutmayın; serin ve rüzgarlı yaylalarda da hızlı bir şekilde yanabilirsiniz. Burnunuza koruyucu, dudaklarınıza da nemlendirici sürmeniz gerekebilir. Ayrıca enseyi koruyan, geniş siperlikli şapkalardan edinin. Bu bir kep de olabilir, Indiana Jones’un şapkalarının modellerinden de. Gülmeyin ama icabında bir şemsiye bile olsa fena olmaz! Şems zaten “Güneş” demek değil mi?

Haşereye Geçit Vermeyin

Maalesef sıcak hava, haşere olarak adlandırdığımız ve canımızı yakmayı pek seven hayvanlar için bulunmaz nimettir. Genel olarak kışı uykuda ya da yumurta olarak geçiren yılan, akrep, kulağakaçan, örümcek, sivrisinek gibi arkadaşlar yazın bir anda ortaya çıkarlar. Dere ve göl kenarları sinek yatağıdır, bilginize. Çadırınızın sinekliğini kapalı tutmaya özen gösterin. Belki hava akımını kesip içerisinin sıcaklığını artırır ama yapacak bir şey yok! Küçük bir ipucu: Yarım limonun içine 10-15 kuru karanfil saplayın, çadırın içine koyun. Sivrisineklerden kurtuldunuz demektir! Çadıra dışarıdan baktığınızda onlarca küçük haşerenin burayı mesken tuttuğunu göreceksiniz. Sık sık çadırın içini kontrol edin. İlkyardım çantanızı da bu türlerin yaratacağı sıkıntılara göre ilaçlar olursa faydasını görebilirsiniz. Kullanmak zorunda kalmayın da…

Doğru Ekipman Seçin

Çadırın iki kapısı olması çok önemli. Zira tek kapı olduğunda hava sirkülasyonu yaşanmaz ve çadırın için kavrulmaya başlar. “Uyku tulumu gerekmez. Havalar sıcak” diyebilirsiniz ama emin olun gerekiyor. Yaz diye ya yükseklere ya da deniz kıyısına kamp atılır ve bir yerden sonra hava mutlaka soğur. O yüzden tulumsuz kampa gitmeyin ama +5 derece ve üstü için üretilmiş tulumlardan edinin.

Sürprizlere Mahal Vermeyin

Genel olarak ilkbahar doğal hayatta üreme zamanıdır ve yazın ortalık ufaklık kaynar! Ayı, domuz, tilki gibi hayvanlar çadırların dışında bırakılan yiyeceklerin kokusunu alıp size ziyarette bulunabilir. Bu yüzden dışarıda bir şey bırakmamaya çalışın. Öncesinde bölgede hangi türler olduğunu, nasıl hareket tarzları içinde bulunduklarını öğrenmeye çalışın. Bir şekilde bu ufaklıklarla ve dahası ebeveynleriyle karşılaşırsanız da soğukkanlılığı elden bırakmayın. Aksi halde zaten şansınız yok!

Gideceğiniz Yöreyi Araştırın

Yazın yaylalar kamp yapmak için idealdir ama bu yüksek topraklar başka bir şeye daha yarar: Festivaller! Ne yazık ki bu festivallerin hepsi Woodstock değil. Kötü kolonlardan yayılan yöresel şarkılar, çekilen halaylar, atılan çığlıklar ve havaya sıkılan kurşunlarla karşılaşırsanız kamp keyfiniz kabusa dönüşebilir. Piknik ve dolayısıyla mangal sezonu içinde olmanız sebebiyle başka bir kalabalığın da içinde kalmanız olası. Bu yüzden kamp bölgenizi seçerken bu yönlerini de araştırın.