Mobilemenu
Profile

Yol Bisiklet Yarışlarının 9 Unutulmaz Geçişi

Mark Cavendish (Dünya Şampiyonası 2011)

Geraint Thomas, Ian Stannard, Bradley Wiggins, David Millar, Steve Cummings gibi yıldızların desteğini alan Mark Cavendish, dünyanın bir numaralı bisiklet kenti Kopenghag’da son metrelere sığdırdığı muazzam atağıyla bir anda sekiz rakibini birden geçmiş, Matthew Goss ve Andre Gripel gibi iki sprinterin önünde zafere ulaşmıştı. Böylesi onlarca birinciliği olsa da “Cav” dendiğinde akla herhalde bu geçişi geliyor.

John Degenkolb (Paris Roubaix 2015)

Yarış öncesinde “Hızlı bir klasikçi olarak anılmak istiyorum” diyen John Degenkolp, 2015’teki Paris-Roubaix’yi kazanırken bunu tam olarak ortaya koydu. İlk olarak kendisinden de iyi sprinterlerin olduğu gruptan kopup öndeki klasikçi ve zamana karşıcı tayfayı yakaladı. Greg van Avarmaet, Zdenek Stybar, Lars Boom gibi isimler Roubaix Veledromu’na onsuz gireceklerini hesaplamışlar ama fena yanılmışlardı. Son virajda Stybar’ın yanından ok gibi fırlayan Degenkol, tam 119 yıl sonra bu yarışı kazanan ikinci Alman bisikletçi olmayı da başardı.

Thibault Pinot – Alberto Contador (Endülüs Turu 2017)

Eskilerin sözüdür; “Kurt kocayınca, köpeklerin maskarası olur”. İşte Alberto Contador’un Endülüs Turu’nun ikinci etabında yaşadığı durum tam olarak buydu. Bitişe sayılı kilometre kala İspanyol yıldız atağını yapmış ve başta Alejandro Valverde olmak üzere rakiplerini zirve finişine doğru geride bırakmıştı. Ama işler o kadar basit değildi. O zirveye 1,7 kilometre uzaktayken Fransızların umudu Thibault Pinot karşı atağını başlattı ve finişe metreler kala Contador’u arkasında bıraktı. Endülüs Turu çok mu büyük? Hayır! Sezon başı bu tarz geride kalmalar Contador gibi yıldızlar için çok mu önemli? Hayır! Ama yine de Pinot, o geçişiyle Contador’un hem atağının hem de kendisinin fiyakasını fena bozdu!

Mathew Hayman (Paris Roubaix 2016)

Geçen yılki yarış Paris-Roubaix tarihinin en heyecanlı finallerinden birini sahip oldu. Yarışın başından itibaren kaçış grubunda yer alan 37 yaşındaki Mathew Hayman; Tom Boonen, Ian Stannard, Sep Vanmarcke ve Edvald Boasson Hagen gibi yıldızların önünde zafere ulaşmıştı. Son 20 kilometre baş başa kalan beşli içinde sayısız atak yapılmış ama son sözü Veledrom’daki inanılmaz finişle veteran Avustralyalı kazanmıştı.

Alberto Contador – Andy Schelck (Fransa Turu 2010)

Yol bisikletinde yazılı olmayan bazı kurallar var; isterseniz buna racon bile diyebilirsiniz! Nedir? Örneğin sarı mayo kaza yaparsa, lastiği patlarsa, hatta çiş molası verirse peleton yarışı rölantiye alır, liderin geri dönmesini bekler. İşte Alberto Contador, 2010 yılındaki Fransa Turu’nun 15’inci etabında Pireneler’deki atağını karşılayamadığı sarı mayo sahibi Andy Schleck’in zincirinin atmasını karşı hemen reaksiyon göstermiş, pedallara asılmış ve günün sonunda sarı mayoyu ele geçirmişti. Podyumda sarı mayoyu giyerken izleyenlerin ıslıklarını duymazdan gelmeye çalışmış ama başarılı olamamıştı. Bu hadise bisiklet sporu tarihine “Chaingate” olarak geçmişti bile.

Greg Lemond – Laurent Fignon (Fransa Turu 1989)

Fransa Turu’nda rakibinizi geçmek için illa onun yanından basıp gitmenize gerek yok; bunu zamana karşı koşulan etaplarda tek başınayken de yapabilirsiniz. Tıpkı Greg Lemond’un, gözlüklerinden dolayı “Profesör” lakabıyla tanınan Laurent Fignon’u geçişi gibi. 1989’daki Tur’da son güne Fignon 50 saniye önde girmiş ama zamana karşı koşulan o etabı Lemond, 58 saniye farkla kazanmıştı. Amerikalı, böylece koskoca Tur’u sadece 8 saniye farkla Fransız rakibinin önünde kazanmış oldu. O günden sonra Fignon hep kendisini görenlerin “Siz Fransa Turu’nu son gün 8 saniye farkla kaybeden Fignon musunuz?” sorusuyla muhatap olmuş, “Hayır ben Tur’u iki kere kazanan Fignon’um!” yanıtı yapıştırmak zorunda kalmıştı.

Michael Morkov + Beş Bisikletçi – Tony Martin (İspanya Turu 2013)

O gün Alman zamana karşı uzmanı Tony Martin tam 175 kilometre boyunca kaçmış ve yarışı lider götürmüştü. 2013 yılıydı, İspanya Turu’ydu, altıncı etaptı. Peloton, zamana karşı dünya şampiyonluğu da kazanmış Martin’i yakalamak için canını dişine takmış, saatte 44,5 kilometre hiz tutturan şampiyonu son metrelerde yakalamıştı. Martin belki bir saniye daha dayanabilse etabı kazanacaktı ama o kısa sürede tam Michael Morkov ve beş kişi tarafından geçilmiş ve yarışı yedinci sırada bitirebilmişti! Yine de Martin üzgün değildi. “Kaybettim ama denedim ve kendimi kazanmış gibi hissettim. Yarış sonunda herkes benimle konuşmak istiyordu!” Alman bisikletçi, birkaç hafta sonra böyle delicesine provasını yaptığı zamana karşı dünya şampiyonluğunu kazanmayı bildi.

Peter Sagan – 2015 Dünya Şampiyonası

Bazen yapılan atak anlaşılmaz bile. Anlaşıldığında zehir vücuda çoktan yayılmış, rakipler yere serilmiş hale gelmiştir! Tıpkı Peter Sagan’ın ABD’nin Richmond kentinde düzenlenen 2015 Dünya Yol Bisikleti Şampiyonası’nı kazanırken yaptığı atak gibi. Slovak süper yıldız hemen önündeki Greg van Avermeat’i finişe 2,7 kilometre kala, parke taşlı yokuşta yaptığı atakla geçmiş, ardından yarışı zamana karşıya çevirmiş ve ilk dünya şampiyonluğuna ulaşmıştı. Van Avermaet o geçiş sırasında ne hissetmişti bilinmez, ama finişte hiç mutlu olmadığı kesin!

Marcel Kittel (Fransa Turu 2016)

Tam 237,5 kilometre yarışın ve zaferi belki de tekerleğinizin onda biriyle kaybedin! Geçen yıl Fransa Turu’nun dördüncü etabında Direct Energy’nin Fransız sprinteri Bryan Couqard tam olarak bunu yaşadı. Belki Marcel Kittel onu yakalayıp geçmedi ama yaptığı müthiş atakla arayı açtı, Couqard’ın kendisini yakalamasına izin vermedi. Belki yarış bir metre sonra bitse kazanan değişebilirdi.