Mobilemenu
Profile

Yolun Başındaki Triatletlere 5 Tavsiye

Triatlet olmak zor iş. Bir kere en başta birkaç sporu birden hakkıyla yapmanız gerekiyor. İyi yüzmek ve iyi koşmak olmazsa olmaz mesela. Eğer triatlona merak saldıysanız öncelikle bazı detaylara hakim olmanız gerekiyor. Bir triatlon sırasında ne zaman yemelisiniz, kendi başınıza öğrendiğiniz yüzme tekniğine ne kadar güvenebilirsiniz? Bunlara kafa yormak şart.

Triatlon fazla özveri ve uzun zaman isteyen bir spor ve bu işin uzmanları da en başta bu ikisine dikkat çekiyorlar. İşte Triatlon’un Annie Thoren, Patrick Lange gibi isimlerinden derlediğimiz yeni başlayanların faydalanacağı 5 taktik.

Yüzme tekniğine hemen güvenme

Pek çoğumuz yüzmeyi henüz çocuk yaştayken öğreniyor. Ama hem mesafeyi göze aldığınızda, hem de yüzme öncesi koştuğunuz için yorgun olacağınızı hesaba katarsak ilk deneyimlerinize çok da güvenmemeniz gerektiğini söyleyebiliriz.

Bu işe kalkışmadan önce havuzda ve hatta mümkünse denizde sık sık yüzme antrenmanı yapmanız şart. Hatta gerekirse bir profesyonelden yüzme dersi almak ve özellikle başınızı suyun altında daha çok tutabilmek için çalışmanız da seçenekler arasında olabilir. Bu iş profesyonel olarak yapan insanların zamanlarının büyük kısmını yüzerek geçirdiklerini unutmayın. Kısacası; eğitim şart.

Tek başınıza antrenman yapmayı öğrenin

Diğer birçok sporda öne çıkan şey ekip çalışmasıdır. Ekip arasındaki uyum, düzen ve denge her şeyin temelidir. Ama triatlonda yalnızsınız ve bunu daha en başta kabul etseniz iyi olur. Elbette eğer profesyonel bir atletseniz başınızda bir antrenör ya da mentorunuz olabilir ama yolun başında olduğunuzu varsayarsak, kendi başınıza antrenman düzeni kurmanız gerektiğini unutmayın. Uzmanlar sıkı bir triatlona katılmadan yaklaşık 4 ay önce düzenli olarak antrenmanlara başlamanızı ve bol bol koşma ve bisiklete binme antrenmanı yapmanızı tavsiye ediyor.

Enerjinizi tutumlu kullanmaya çalışın

Ironman yaptığınızda, ortalama 65 dakika yüzüyorsunuz. Bu 65 dakikada ne yüzebiliyorsunuz ne de tuz alabiliyorsunuz. Dolayısıyla vücudunuzu dengede tutup bu duruma hazırlıklı olmanız şart. Öncelikle bir telafi için yüzme öncesi birkaç test yaptırmanız ve sizi ağırlaştırmayacak seviyede sıvı ve tuz takviyesi yapmanız şart. Eğer önlem almadan palaspandıras yüzmeye başlarsanız etabı bitirirsiniz belki ama glikoz kaybı nedeniyle koşu etabının yarısında kaslarınızı iflas olmuş şekilde bulup triatlonu yarıda bırakabilirsiniz.

Hızınızı kademeli olarak artırın

Çok sık yapılan başlangıç hatalarından biri de yarışa roket gibi hızlı başlamak. Ama özellikle Annie Thoren, bunun büyük bir yanlış olduğunu söylüyor. Böyle bir hızla yarışa başlayınca hem kalp ritminiz hem de nefes alış verişleriniz dengesizleşebilir ve tüm enerjinizi erkenden tüketebilirsiniz. Profesyoneller bu kademe kademe hızlanmayı bisiklet üzerinde watt kullanarak ya da kalp atışı hızı monitörü kullanarak ciddiye alıyorlar. Bu sebeple kademe kademe hızlanmak ve enerjinizi ayarlamak en doğrusu.

Tüm malzemelere ihtiyacınız yok

Triatlon’a yeni başlayan biri olarak heyecanlanıp, bulduğun ilk outdoor mağazasından tüm malzemeyi almaya kalkmamalısın.

Endüstri sana sürekli “Onu yapıyosan buna da ihtiyacın var” şeklinde gereksiz masraflar çıkarır. Üç farklı kalp atışı hızı monitörüne sahip olan mı dersin, 18 ayrı koşu ayakkabısı olan mı dersin… Sen bu yollara girmek yerine ilk tecrüben için deneyimli birinden gereçleri ödünç al diyor uzmanlar. O ayakkabı gerçekten iyi mi, wetsuit kaliteli mi, giydiklerin vücudunla uyumlu mu, dayanıklı mı hepsini antrenmanlarda keşfet. Ve daha fazla neye ya da hiç ihtiyacın olmayan şeyleri ayırıp garanti tercihler yap.