Mobilemenu
Profile

Yüzyıllık Delikanlı: Fauja Singh

Amerikalı atlet Jackie Joyner Kersee, A Kind of Grace adını verdiği otobiyografisini 1997’de yazmıştı. Heptatlon gibi çok ciddi dayanıklılık ve esneklik gerektiren bir sporda tarihin 2 altın madalyalı tek atleti olan, rekoru 28 yıldır kırılamayan Kersee: “Yaşınız yapmak istediklerinize engel değil, zihninize koyduğunuz bir sınırdır” cümlesini yazarken 34 yaşında kırdığı rekora atıfta bulunuyordu. Kitabın yayınlanmasından 3 sene sonra, Londra’da yaşayan 89 yaşındaki bir Hindistanlı maraton koşmaya başladı. Ve 16 yıldır da koşmaya devam ediyor…

1911’de Hindistan’ın Punjab eyaletinde dört çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak dünyaya geldi Fauja Singh. O zamanlar Punjab’ın İngiltere sömürgesi olması Singh’in, o farkında olmasa da, hayatını da değiştirmiş oldu. 5 yaşına kadar hem çevresindeki çocukların dalga geçmesine sebep olacak hem de yürümesini engelleyecek kadar ince ve güçsüz bacaklara sahipti. Öyle ki 15 yaşına gelene ve vücudu iyice gelişene dek, dinlenmeden 1 kilometre dahi yürüyemedi. Anne babasını kaybettikten sonra yengesi tarafından evlatlık edinildi. Okula gidemedi, onun yerine çiftlikte çalışmaya başladı. Koyunları otlatarak başlayan çalışma hayatı sonraları tarla işçiliği, gece bekçiliği ve sütçülükle devam etti. Bu ağır işler sayesinde vücudu fizyolojik ve psikolojik açıdan güçlenmeye başladı.

Kısa süre sonra evlendi, üçü erkek üçü de kız olmak üzere altı çocukları oldu. Çocuklarının iyi bir eğitim alabilmeleri için eşiyle birlikte ellerinden geleni yaptılar. Bu arada otuzlu yaşlarına doğru koşmaya merak saldı. Amatör olarak sporla uğraşmaya başladığı bu sıralarda, tam 10 yıl sürecek Hindistan-Pakistan Savaşları (Birinci Keşmir Savaşı) patlak verdi. Ülkesinde şartlar iyice zorlaşıp iş bulmak da neredeyse imkansız hale gelince birçok akranı, hatta yaşlılar dahi İngiltere, ABD gibi ülkelere göçmen başvurusunda bulunmaya başladılar. Çocuklarından beşi de, aldıkları eğitimlerin yardımıyla Kanada ve İngiltere’de iş bulup Punjab’ı terk ettiler. Fauja ve eşinin yanında ise Kuldip adındaki oğlu ve onun eşi, sahip oldukları çiftlikle uğraşmak için kaldılar.

“Çocukken yürüyemedim, çünkü Tanrı gücümü ileriki yıllara saklamamı istiyordu.”

1990’lara gelindiğinde Fauja için felaketler dönemi başladı. Önce 1992’de, 81 yaşındayken eşini kaybetti. Kadere boyun eğip bu olayı atlatmak üzereyken 1994’te bu kez yanında kalan tek çocuğunu, Kuldip’i gözlerinin önünde bir kazada kaybetti. Fırtına sırasında uçan bir parça oğlunun üzerine düşmüş ve kurtarılamamıştı. Artık Punjab’da yapayalnızdı. Çevresindekiler ömrünün son günlerini geçirdiği gözüyle baktıkları bu adamın parçası olduğu trajediye inanamıyor ve daha fazla dayanamayacağını düşünüyorlardı. Üst üste gelen olaylardan sonra, 90’ların sonunda çocuklarının ısrarına dayanamayıp doğduğu topraklardan ayrıldı ve Londra’da yaşayan oğlunun yanına yerleşti.

Londra günlerinin ilk zamanlarında haber izlerken tüm halkı maratona katılmaya davet eden bir reklama denk geldi. Neredeyse 50 yıl önce koşmayı bırakan ve 90’una dayadığı merdivenin son basamağında olan Fauja, birkaç ay hazırlanıp bu maratona katılmaya karar verdi. Hazırlık döneminde koştuğu bir yarı maratonda 20 kilometreyi çok rahat bir şekilde tamamlayınca, Londra Maratonu’na katılma konusunda kafasındaki kuşkuları tamamen sildi ve antrenmanları sıklaştırdı. Bir önceki performansını da göz önüne alıp hedefinin çocuk oyuncağı olduğunu düşündü. Fakat… Kilometre ile mil farkını hesaplamayı unutmuştu. Arada yaklaşık 15 kilometrelik fark vardı ve yarışa da çok kısa bir süre kalmıştı. Çoğunluğunu Hintlilerin oluşturduğu muhitinde maratona koşan başka insanlara ulaşmaya ve yardım almaya çalıştı. Kader karşısına, hem atletizm antrenörü hem de maraton koşucusu olan Harmander Singh’i çıkardı. Harmander, yaşlı adama isteğinin çok zor olduğunu, ne gibi risklerle karşılaşabileceğini anlatsa da Fauja yılmadı aksine daha da ısrarcı oldu. Ve artık bir antrenörü de vardı.

“İlk antrenmana, galiba bana olan saygısından dolayı takım elbisesiyle gelmişti!” –Harmander Singh

Takvimler 16 Nisan 2000’i gösterdiğinde Londra Maratonu’na katılan on binlerin arasında Fauja da vardı. O gün Portekizli Antonio Pinto 2 saat 6 dakikada finişe ulaşarak milenyumun ilk şampiyonu oldu. Portekizliden yaklaşık 5 saat sonra, 6 saat 54 dakikada ise Fauja yarışı tamamladı. İlk full maratonu geride kalmıştı. Sonraları o günü şöyle özetledi;

“İlk 20 mil çok zor değildi fakat sonraki 6… O 6 mili Tanrı’yla konuşarak tamamladım.”

Bir sonraki yıl, yani 90 yaşındayken Londra Maratonu’na tekrar katıldı, bu kez rekor için. 90 yaş üzeri dünya rekoru 7 saat 52 dakikaydı. Bir önceki yıldan sadece 1 dakika yavaş koştu ve dünya rekorunu tek seferde 57 dakika geliştirdi! 7 Ekim 2003’te, ilk kez katıldığı Toronto Maratonu’nda en iyi derecesini yaptığında, inanılmaz bir hızla geliştiği de ortaya çıkmıştı. 5 saat 40 dakikada bu zorlu maratonu tamamlayan Fauja, kendi yaş grubunda kırılması neredeyse imkansız bir rekorun da sahibi olmuştu.

“Phulka, dal, sebze, yoğurt ve süt. Yalnızca bunları tüketiyorum. Bir de bol su ve zencefilli çay. Ayrıca erken yatıyorum ve kötü düşünceleri zihnimden atmak için sık sık Tanrı’nın ismini anıyorum.”

2011’de kariyerinin zirvesini yaşarken bir kez daha kırılması imkansız görünen bir rekorun sahibi oldu. 100. yaşını kutladığı gün 8 farklı kategoride yarış tamamlayarak (100, 200, 400, 800, 1500, 3000, 5000 metre ve 1 mil) tarihe geçti. Evet, aynı gün içinde! Ayrıca bunların beşinde de kendi yaş grubunda dünya rekorunu kırdı. İlginç bir şekilde kırdığı bunca rekora rağmen adını Guinness’e sokmayı başaramadı çünkü geçerli bir kimlik belgesine sahip değildi. Yaşını ispatlayamadığı için de rekorları uluslararası kuruluşlar tarafından tanınmadı.

Geçtiğimiz yıl 7 bin 741 kişinin katıldığı ve bunların %19’unun finişi göremediği Londra Maratonu’nu toplamda 5 kez tamamladı. Muhteşem Singh, kazandığı başarılarla birçok insana da ilham oldu. Babasından önce maratona dair hiçbir fikri olmayan oğlu 12 kez full maraton koştu. Onun başardıkları dev firmaların da ilgisini çekti. 2004’te Adidas, Muhammed Ali ve David Beckham’ın oynadığı reklam filmi serisinde Singh’i de kullanarak kapıyı araladı. Daha sonra PETA ve Nestle de reklamlarında Singh’e yer verdi. 2011’de “Turbaned Tornado” (Sarıklı Kasırga) adında bir biyografisi yayınlandı. 24 Şubat 2013’te, Hong Kong’da düzenlenen Standart Chartered Yarı Maratonu’ndan sonra jübilesini yaptığını ve koşmaya devam etse de yarışlara katılmayacağını açıkladı. Küçük bir not: “Artık bırakmam gerekiyor” dediği yarışta 10 kilometreyi 1 saat 32 dakikada koştu… Vedası ise sadece 3 yıl sürdü. Singh, geride bıraktığımız Ocak ayında, Mumbai Maratonu’ndan gelen daveti kıramadı ve tekrar kalabalıkların arasına döndü...